Varılmayan Yol

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 1 dakika sürmektedir.)
Çıkar kafanı pencereden ve bak dünyaya. Her yer yol. Hangisini tercih edersen et çıkmaz sokak dahi olsa bir yere varacak bir sürü yol. Var mıdır bu yolların içinde asla varamadığımız?
Pes edenler yolu asla sonu olmayan, görülmeyen o yoldur işte. Kimi yolların sonu kapkaranlıkken, kimi yolların sonunda bahar havası, portakal çiçeklerinin mis kokusu varken bazı yolların sonu yoktur. O yollarda hiçlik vardır, kaybolmuşlukla sona ulaşamayan yürekler vardır.
Pes eden yolun yolcularıdır belki de en çok üzgün, kırgın, kızgın, öfkeli veya birçok negatif duyguyu ruhunda taşıyan fakat kesin tek gerçek vardır ki, çaresizlerin yürüdüğü yoldur burası.
Bazen pes ederiz, etmek istediğimiz için, etmek mecburiyetinde olduğumuz için veya etmeye mecbur bırakıldığımız için. Kocaman dünyamızda var etmeye çalıştığımız çarelerimiz erir bazen giderek. İşte o zaman pusulamızı çeviririz çaresiz yüreklerin sokağına.
Düştüğümüzde bir yere asla varamayacağımız o yolun ortasına sadece dururuz. Hayat telaşesinden, gayelerimizden sürekli yer yön değiştirdiğimiz, farklı yollara saptığımız yollardan vazgeçmişizdir artık. Önce yürümeyi unuturuz ardından emeklemeyi. Öylece dururuz.
Sadece duranların, çaresiz kalmış, bırakılmışların yoludur varılmayan yol. Sadece duranlardan olmamak, sadece duranlardan olmaya mecbur bırakılmamak, hiçliklerden uzak, yolların sonunu görebilmesi dileğiyle her bir yüreğin.

                                Yazar: Sebiha Kabadayı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.