Yaşamayı Öğretenin Katili: Mizojini

Çiçek isimlerine sahip olup, çiçeklerden daha çok ezilen hep kadın. Nedeni yok; sebebi çok… Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki ”farklılıklar” çığ yaratıyor, o çığ kocaman olup her birimizi cehenneme sürüklüyor. İşte mizojini yaratılan çığın en şiddetlisi; insanlıktan uzak, en çirkini… Kadına düşman, hayata düşman, dünya ki öyle bir yer dünyaya bile düşman… Neden bu düşmanlık? Neden bu ayrımcılık? Aşık Veysel’in de dediği gibi; Aynı vardan var olmuşuz; sen gümüşsün, ben saç mıyım? Sena Karaosmanoğlu’nun kaleminden “Yaşamayı Öğretenin Katili: Mizojini”

Devam

Tanımsızlık: Müzik

Size kısa zamanda bir şeyler vermeyi vaat ederken, sizi zamanın akışından alıkoyan bir olgudan bahsedeceğim bugün; müzik! Müziğin varoluşundan bu yana geçirdiği değişim aslında onu zamana saplantılı yaparken bir diğer yandan da onun zamandan bağımsız bir ifade ediş biçimi olduğunu ortaya koyuyor. Şafak Tüfekçi’nin kaleminden “Tanımsızlık: Müzik”

Devam

Delirmemiş Deli

Kendi kendime kalmayı bırakmış, kendime iki koca insan sığdırmışım. Ben olmayanı ben etmeye çalışmış, becerememiş; o olmaya çalışmışım, olmamış. Yetmemiş, kendimle kalmak için başka insanlara muhtaç olmaya başlamışım. Apayrı benlikleri olanlara, buna saygı duyulanlara muhtaç kalmışım. Yasemin Toraman’ın kaleminden “Delirmemiş Deli”

Devam

Etik

Özgürlük, bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı anda biter. Harflerin bir araya gelip böylesine yürek titrettiğine sık sık şahit olmuşuzdur, nitekim bu da onlardan biridir. Peki bizlere kendimize gayet normal olağan yani sıradan gelen bir durumun karşı taraf için hiç de öyle olmadığını nasıl anlayabiliriz? Konuk yazarımız Deniz Uğur Çil’in kaleminden “Etik”

Devam

Koku

Baharın ilk günlerinde burnunuza gelen çiçek kokuları size tatlı bir hüzün verir mi? Bana hep olur bu. Aklıma hep çocukluğumda sokaklarda nasıl koşuşturduğum, oyunlar oynadığım,  arkadaşlarımla gizli gizli dondurma yediğim günler gelir. Çamurdan doğum günü pastaları yaptığım, çimlerde yuvarlandığım, arı görünce çığlıklar atıp kaçtığım zamanlar… Feray Ünsal’ın kaleminden “Koku”

Devam