Kaktüs Yetişiyor

"Ona sorsalardı, cevabı büyük ihtimalle “Saçmalama ya,” olurdu. İnanmazdı, belki de bu kadar seveceğine ihtimal vermezdi."

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 4 dakikadır.)

Bu Hikâye de Bitti.

Ona sorsalardı, cevabı büyük ihtimalle “Saçmalama ya,” olurdu. İnanmazdı, belki de bu kadar seveceğine ihtimal vermezdi.

Olaylar büyük bir şehirde geçiyordu. Tüm bu duyguları hissetmediği zamanlarda kitaplara sığınırdı. Okuduğu bölümde kendi çapında başarılıydı. O zamana kadar başına farklı şeyler de gelmişti ama hepsinden sıyrılmayı başarmıştı.

Bir gün, arkadaşlarıyla otururken o geldi. Daha önce elbette karşılaşmışlardı, ancak muhtemelen birbirlerinden habersizlerdi. İlk kez o gün aklına düştü. Bu, bir sevgi tomurcuğuydu. Ancak zamanla bir kaktüse dönüşüp aklının içine batacaktı. Bunu bilmeden, yavaş yavaş kızla konuşmaya başladı. Kız da ilk kez o zaman çocuktan belli belirsiz haberdar olmuştu.

Yaşananların ardından okul final haftasına yaklaşırken, çocuk artık kıza gerçekten ilgi duyuyordu. Sağlıklı bir hoşlantıydı — ya da o öyle sanıyordu.

Okulun son günü, kız ve arkadaşı, çocukların sık oturduğu kafeye gelmişti. Çocuk, son cesaretini toplayarak onlara serin bir içecek aldı. Masaya oturduğunda kızla arkadaşı konuşuyordu. Çocuk ise kendini oraya ait hissedememişti. Bu yabancılaşmanın nedeni, kızın bakışlarındaki tepkisizlikti. İletişimin gözlerden başladığı gerçeği o an canını acıttı. İlk kez yüreğinde gerçek anlamda bir sızı hissetti.

Bu acı, yaz boyunca onun peşinden ayrılmadı. Kız arada yazıyor, onlar da kısa konuşmalar yapıyordu. Bu iletişim, bir buluşmaya dönüştü. Buluşma günü çocuk, tüm olumsuz düşüncelerini geride bırakmaya çalıştı. Çünkü o düşünceler, içinde şüphe tohumları ekiyordu.

Buluşmada, çocuk mecazi anlamda yüzüne tokadı yedi. Bu tokat, içindeki yalnızlığı daha da derinleştirdi. Öyle bir yalnızlıktı ki, oradan düşseniz size dair bir tek hücreniz dahi kurtulamazdı.

Tüm bu yaşananlar, onun için yeniydi. Hayatında doğru düzgün hiç hissedemediği bu duygunun peşine daha çok düştü ama artık kızla konuşamıyordu. Çünkü konuşursa gerçekler gün yüzüne çıkacaktı.

Ve o gerçekler, onun canını daha da yakacaktı. Her insanın başına gelebilecek bir durumdu belki ama onun karakteri için oldukça yıpratıcıydı. Kızı gönlüne gömdü.

Osman Batuhan Balce

https://pinterest.com/pin/223491200253720908/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.