Ayin

Gündüzleri gülücük saçan ancak güneş battığı an canavarlaşan insanlarla doluyken etrafım, belki de bir balık tarafından yok edilmek daha güvenliydi. 

(Bu yazının okunması yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)

Bir bebeği çarşafta yatırmış sallıyordu iki kadın. Salıncağa benzetilmiş çarşafın bir ucundan bir kadın, öbür ucundan da diğeri kavramış bebeği uyutma gayreti içinde pışpışlıyorlardı. Onların bu hali neredeyse bir ayine benziyordu. Hareketsiz duran bedenlerinden sarkan kolları senkronize bir biçimde sallanıyor ve çarşafı seri ancak hafif bir şekilde bir o tarafa bir bu tarafa sürüklüyorlardı. Dudaklarından dökülen ninni ayinlerini tamamlayan bir melodi gibi sessiz gecede uğulduyor ve kulaklara doluyordu. Kadınların yorgun yüzlerine ayın ışığı doğuyor, anaç bir biçimde bebeği seyredişlerini aydınlatıyordu. Bebek arada mızıldanıyor, sonra uykuya dalar gibi oluyordu. Ayinde kurban edilen bebeğin ayıklığıydı sanki. Uyuduğu an ayin tamamlanacak ve geceye çalınan dinlendirici melodi bitecekti. Hafif bir rüzgar esiyordu. Kadınları ve bebeği koruyan güneşlik zaman zaman rüzgarın etkisiyle yerinde kıpırdanıyor ve rüzgarın şiddetiyle huzursuzca gıcırdıyordu. Her şey birbiri ile devasa bir uyum içerisindeydi. Güneşliğe asılmış varla yok arasında etrafı aydınlatmakta olan ampül de en az güneşlik kadar rüzgara boyun eğerek kaderine razı geliyor, durmadan sallanıyordu. Etrafa saçılmış sandalyeler büyükçe bir masayı çevrelerken dağınıkça konuşlandırılmış askerleri andırıyordu. 

Derin bir nefes aldım ve bakışlarımın baskısını ayinden çektim. Bebek bakışsız ve sakin bir gecede uyumayı hak ediyordu. Herkesin kimsenin izlemediği bir yerde, sükunetle uyumaya ihtiyacı vardı. Bebeğin de bu ihtiyacına saygı duymanın memnuniyeti ile bulunduğum yerden ayrıldım ve yönümü sahile çevirdim. Şimdi ılık geceyi kaplayan tek ses başıboş bir şekilde etrafta gezinen rüzgardı. Rüzgar acelesi varmışçasına ne buluyorsa içine alıyor, hafif ıslıklıklar eşliğinde yanından geçip gidiyordu sonra. Benim yanıma da arada uğruyor, omuzlarıma kadar dökülen saçlarımı karıştıyor ve yalnızlığıma eşlik ediyordu. Oysa yalnızlığımı bilerek peşimde sürüklüyor ve rüzgarın dahi bunu bölmesine karşı çıkıyordum içimde. Hiçbir şey, rüzgar dahi, ket vurmasın istiyordum tek başımalığıma. Rüzgardan kaçar gibi hızlandırdım adımlarımı, şimdi en az benim de onunki kadar acelem vardı. 

Sahile vardığımda denizin karanlığı karşıladı beni. Varlığımdan hoşnut olmamışçasına dalgaların kıyıya vuruşu hırçınlaşmış ve hızlanmıştı. Gitmemi diler gibi uzanıyordu kıyıyı yalayan sular. Rüzgarın arsızlığı ile yaklaştım denize. Meydan okur gibi adım adım karanlığa yaklaşırken ayaklarıma değen suyun soğukluğu ile ürperdi içim. Yine de davetkar bir hali vardı derin suların. Yere çöküp ayaklarımı denize doğru uzattım. Bacaklarıma kadar beni içine alan suyun soğukluğu şimdi her hücremdeydi. O an varoluşum soğuk bir gelgitten ibaretmişçesine gözlerimi kapattım. Dalgaların sesi bütün seslerden baskındı şimdi. Bir ileri bir geri. Huzur dolu bir his belirirken yüreğimde, tuttuğumu henüz fark ettiğim nefesimi bıraktım. 

Bedenimin alışık olmadığı huzur benliğim tarafından yadırganmış gibiydi. Huzurlu olmanın verdiği huzursuzluk yüzünden etrafıma bakındım. Şimdi, hemen burada bir şey olacak ve olacak şey huzurumu bıçak gibi kesecekti sanki. Paranoyak bir şekilde etrafta gezinen gözlerim denizin derinliklerinde durdu. Olası bir tehlikeyi suda aramam biraz tuhaftı. Büyük bir balığın karaya çıkıp beni yutacağı yoktu, hatta karada olan ne varsa beni yutması daha olasıydı. Gündüzleri gülücük saçan ancak güneş battığı an canavarlaşan insanlarla doluyken etrafım, belki de bir balık tarafından yok edilmek daha güvenliydi. 

Şimdi huzurun yerini rahatsız edici düşünceler almıştı. Yalnızlığıma sığınmama sebep olan kalabalık duygular tekrar kalbimin üstüne oturmuştu. Gözlerimi ışıksızlığa rağmen yumdum ve gülümsedim. Bugün bir ayin görmüş, rüzgarı dinlemiştim. Hoşnut olsun ya da olmasın deniz tarafından karşılanmış ve işte nihayetinde kendimle baş başa kalmıştım. Şimdi yalnızlığımı silah edinmiş, bütün kalbalıklığıyla üzerime gelen duygulara hazırdım.

… 

Yazar: Almin kesler

Görsel Kaynak:https://pin.it/4s1wCIbLX

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.