Özgürlüğüm Kaç Dudak Arasında?

''Sizler özgür müsünüz? Hala özgür olduğunuzu düşünebiliyor musunuz? Özgürsen eğer ne çok şanslısın sana engel olan eller, diller, kalpler olmadığı için.''

       (Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

Hey sen! Sen özgür müsün? Özgür olduğunu hissediyor musun? Özgürsen eğer, özgürlük nasıl bir şey bana anlatabilir misin? Ben bilmiyorum, özgürlüğün nasıl olduğunu, nasıl hissettirdiğini, nasıl özgür olabileceğimi bilmiyorum. Bildiğim tek şey özgürlüğüme engel olan eller, diller, kalpler var olduğu.

Bana esir olduğumu hissettiren bu duyguları sizlere dökerken, dışarda yağmur taneleri bir bir bulutlardan bağımsızlığını kopararak yeryüzüne iniyor. Yağmur damlalarını öyle kıskandım ki şu an çünkü özgürler bence. Ben de bağımsızlığımdan kurtulmak özgürce gökyüzünde süzülmek isterdim yağmur damlaları gibi.

Fakat tek başıma geldiğim ve tek başıma gideceğim bu dünyada, benim hayatım bir tek bana ait değil. Ailem, okulum, arkadaşlarım, arkadaş dediklerim, bir kağıt parçası bile benim hayatımda söz sahibi sanki haklarıymış gibi.

Çocuklara temel hakları öğretildiği gibi, bir de hakları olmayan şeyler öğretilse keşke. Büyüyünce nerede ne söylemeleri gerektiğini bilen ilk insanlarımızdan olurdu onlar. Çünkü baksanıza etrafınıza, dönsenize kendinize. Hayatınızda olup da hayatınıza müdahale edecek türden cümle kurmayan tek bir insan var mı? İçinize dönün, bunu düşünün sonra bana hak vereceksiniz. Hayatınızda sizin özgürlüğünüzü engellemeyen tek bir insan bile yok.

Bir şarkı dinliyorsun mesela, “Aa hayır onu dinleme, hadi bunu dinle.” diyor arkadaşın. Bak, özgürlüğün kısıtlandı. Akrabalarının yanında bir söz söyledin, sonra annen sana bakışlarıyla füze fırlattı adeta “Sus, konuşma.” gibisinden. Bak nasılda engellendi özgür düşüncelerin. Bu aralar hiç ders çalışasın gelmiyor; kendini dinlemene, yalnız kalmana ihtiyacın var mesela. Sonra insanlar yetmiyormuş gibi vicdanın konuşuyor, ders çalışmak zorunda olduğunu söylüyor. Bak nasıl da engelledi kendinle kalmanı, üstelik kendi vicdanın. Gecelerdir uyuyamıyorsun mesela, kilometrelerce ötede olan sevdiğinin hasreti sarmış kalbini, “Kalksam şimdi, gidebilsem keşke yanına.” diyorsun. Fakat gidemiyorsun çünkü sana engel olan annen var, sana engel olan baban var, sana engel olan ablan var ve sana engel olan olmayan ekonomik bağımsızlığın var. Bak yine kısıtladı birçok şey özgürlüğünü, yapamadın istediğin şeyi ihtiyacın olan o anda, üstelik kimseye hiçbir zararı olmayan ve sana çok güzel hissettirecek olan o şeyleri yapamadın.

Ben sizlere anlattım nasıl özgür olmadığımı ve tekrar soruyorum şimdi sizlere. Sizler özgür müsünüz? Hala özgür olduğunuzu düşünebiliyor musunuz? Özgürsen eğer ne çok şanslısın sana engel olan eller, diller, kalpler olmadığı için.

Bir gün yağmur damlaları kadar hür, yapacakların engellenmediği, düşüncelerin yargılanmadığı, hayatlara yön vermeye çalışan dudakların olmayacağı bir zamanda özgür ruhlar olabilmek dileğiyle.                                                                                                         

Yazar: Sebiha Kabadayı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.