Veda

Sadece burada durup saatlerce ağlasam, ağlasam, ağlasam... Gözyaşlarım üzerimdeki kiri, korkuyu, kötülüğü temizler mi?

(Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

Onu üzerinden atmak istercesine rahatsız eden yataktan doğruldu, soğuktan morarmış ayaklarına baktı, kırmızı terliklerini giyip banyoya doğru yürümeye başladı. Göreceklerinin ürkütücülüğünü bildiğinden aynaya bakmaktan kaçınıyordu. Musluğu açıp suyun akışını seyretti. Düşünceler de zihninden böylesine kolaylıkla akıp gitseydi keşke. Ama onlar bir zamk inatçılığıyla yapışıp kalmayı tercih ediyorlardı. Bir şeyden kurtulmak istercesine telaşla yıkadı yüzünü. Huzursuzluğu devam ediyordu. Evin içinde dolanıp durmaya başladı. Önce salon, sonra mutfak, sonra tekrar salon. Bir labirentteydi sanki, çaresizce hareket edip çıkışı bulmaya çalışsa da her seferinde aynı duvarlara çarpıp duruyordu. Bedeni gibi ruhu da sıkışmıştı buraya. Kurtulmak istercesine bir hışımla odasına doğru yürüdü. Zemin ayağının altından çekiliyordu, sandalyenin üstüne yığıldı adeta. Damağındaki acı tat keskinleşti, boğazındaki ağrıysa şiddetini artırıyordu. Gözleri bir kalem aramaya başladı. Siyah deri kaplı defterinden bir sayfa kopardı. Odadaki tüm havayı ciğerlerine doldurmak niyetiyle derin bir nefes aldı. Çaresizliğini daha fazla büyütmek istemiyordu artık. Titreyen parmakları son bir güçle kalemi tutuyordu. Gözlerinden yaşlar süzülürken o çoktan kararını vermişti.

‘’Sevgili M…,

Ruhumda anlam veremediğim sancılar var. Yoksa değişimin ayak sesleri mi bunlar? Biliyor musun, ağlayabiliyorum sonunda. İnsanın gözyaşlarına hasret kalması ne kadar zormuş! Gözyaşlarım kağıda doğru akıyor ve ben silmeye tenezzül etmiyorum. Ağlamak içimdeki kurşun gibi ağır yükü hafifletir sanmıştım, yanılmışım. Yüreğimde bir ateş yanıyor. Gözyaşlarım bu ateşi söndürmek yerine birer kor misali saçılıp bu yangını daha da büyütüyor. Her şey gittikçe karmaşık bir hal alıyor. Göğüs kafesim kalbime dar geliyor sanki. Sadece burada durup saatlerce ağlasam, ağlasam, ağlasam… Gözyaşlarım üzerimdeki kiri, korkuyu, kötülüğü temizler mi?

Daracık bir çemberin içindeyim. Etrafımda dönüyorum sürekli ve ansızın yere düşüyorum. Düştüğüm yeri ellerimle genişletip bulunduğum çukuru derinleştiriyorum. Kazdığım bu mezara hislerimi ve benliğimi gömüyorum. Kendi çığlıklarımı duymamak için daha hızlı örtüyorum üstümü toprakla. İşte tam da şimdi o mezarın başındayım. Kalkıp gidemiyorum buradan. Gelip elimden tutmanı bekliyorum. Neden? Neden hala beni kurtarmanı bekliyorum? Neden kendime merhem olamıyorum? Neden? 

Ellerimde, avuçlarımda hala toprak var. Silkelesem de yıkasam da kurtulamıyorum. Bu izler sürekli beni çağırıyor. Bense kulaklarımı itinayla kapatıp yoluma devam etmeyi seçiyorum.  Bu kez içimdeki zindana hapsettiğim kadın demir parmaklıklarını sarsıyor büyük bir hınçla. Çığlık atıyor, onu kurtarmamı bekliyor. İçimde can çekişen biri var. Ben ona susuyorum şimdi, dudaklarım bir çöl kadar kuruyken benden esirgediğin suların sesi çağlıyor kulaklarımda.

Hal böyleyken kendimin, hislerimin en büyük düşmanı ben olmuyor muyum? Bile bile azılı bir düşmancasına yüreğime zehirli oklar saplamıyor muyum? Peki, ya sen? Yaralarımdan oluk oluk kan akarken ve ben böylesine perişan bir haldeyken niçin ellerimden tutmuyorsun? İnsan biriciğinden intikam alır mı hiç ?

Bilmiyorum.

Bunca bilinmezlik ve acıyla baş edemiyorum.Yüreğimdeki zehri ne akıtabiliyorum dışarı ne de ölebiliyorum sessizce. Çoğu kez soluk alamadığımı hissediyorum. Bir yanım beni eksik bırakışının hesabını sormak isteğiyle yanıp tutuşuyor. Dudaklarımı araladığımdaysa  yalnız bir ‘Ah!’ dökülüyor dilimden. Çığlıklarımı da kelimelerimi de sende tüketmişim ben. 

Ve artık mecalim kalmamışken derdimi anlatmaya, avuçlarıma bıraktığın son kelimeyle veda ediyorum sana :

 ‘Hoşça kal…’

                                                                                  

Yazar: Aleyna Korkmazyürek

Görsel Kaynak: http://raflarinarasindan.blogspot.com/2014/07/surrealist-ve-steampunk-christian-schloe.html?m=1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.