ÜZÜLMEK

“Bu yazının okunması iki dakika sürmektedir.”

Duyguların ömrü vardır; doğar, yaşar ve ölürler. Eğer siz onların ömrünü kısaltmak isterseniz yaptığınız tek şey kendi ömrünü kısaltmak. Çok düşünüyoruz dolayısıyla da çok üzülüyoruz dur durak bilmeden, hiç ara vermeden. Milyonlarca şeye üzülüyoruz, aklımızda olanları yazmaya kalksak defterler yetmez. Peki insan defterlere yapmadığı eziyeti kendisine neden yapar? Neden kendimizi üzdüğünü bile bile düşünürüz saatlerce, günlerce, aylarca… 

Ya da belki düşünmek, üzülmek güzeldir. Şairin de dediği gibi “sevgiyle bakıyorum yaşama, yan etkisi yok sevmelerin.‘’ Halbuki üzülebilmek mutlu etmeli insanı. Düşünsene ya taştan bir kalbin olsaydı. Bu olur olmaz yerde dolan gözlerin yerine, kimseyi düşünmeyen bir kibrin olsaydı. Üzülebilmek mutlu etmeli insanı, hissedebilmek. O yüzden korkmamak lazım üzülmekten, bir gün ruhunuz ayrıldığınızda bedeninizden geri dönüp bakarsanız eğer yapamadığınız tek bir şey kalmamış olmalı. Hatalar yapılmış ama gülünmüş, kahkahalar atılmış dostların arasında ama yastıklar da hissetmiş sessiz akan göz yaşlarını. En önemlisi yaşanmış her şey. Bir kış günü sobadan sıcak kestaneler alınıp karın yağışı izlenmiş, küçük bir çocuğun uyurken ki huzuru gibi. Bir nisan ayında bankta oturup  kuşlara yem verilmiş, bir kitap okunmuş ununu eleyip eleğini asmış bir dede gibi. Bir haziran ayında denize atlanmış kayalıklardan, özgürlüğüne koşan bir yusufçuk gibi. Bir kasım ayında çıtır çıtır yürünmüş sarı yaprakların üstünde kulaklıklar takılı, bütün dünyayı gezmiş bir bilgenin attığı adımlar gibi… 

Şimdi sen bu bütün yaşanmışlıklara bir perde çekip sadece üzülüyorum mu diyeceksin? Bütün hisleri bir kenara bırakıp üzüntü kelimesinin altına mı sıkıştıracaksın. Halbuki her biri ayrı duygu taşır; stres, kaygı, gam, kasvet, vuslat, özlem, elem, acı. Şimdi bunların hepsini alıp sadece ‘üzülüyorum’ demek ne kadar doğru sence? Evvela ne hissettiğini bileceksin, parmak uçlarına kadar hissedeceksin. Adını koyacaksın, kime olduğunu bileceksin. Zira seviyorum demekle sevilmez, ölüyorum demekle ölünmez. 

Bide duygular konuşur, o yüzden insan bazen ‘öfke duydum, heyecan duydum’ kalıbını kullanır. O yüzden duyguları dinleyeceksin. Sana neler söylediğine kulak vereceksin, kolay şey değil hissetmek, kendine saygı duymalısın hissedebildiğin için, gözyaşların aktığı için mutlu olmalısın. Ne zaman üzülürsen aklına gelsin bu satırlar.

Üzülebilmek marifettir.

Yazar: Enes Şahin 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.