Yolda Keşfettiğim Ben

   Nasıl var oldum ben tüm benliğimle? 

   Yolculuğumun sürprizler ve engellerle dolu olduğunu nerden bilebilirdim ki? 

   İtiraf etmek gerekirse bu yolda sürprizleri yaşamak yerine engellere yenilmeyi tercih ettim. Bazen çok yorulduğumu fark ettim; bu anlar da gözlerim boşluklara daldı hep, içimde kendimle kavga ettim süresiz…

   Kızgınlığım kendimedir, suçlu bendim. Yolculuğum boyunca karşıma çıkan sürprizleri doyasıya yaşamak yerine engelleri sürprize çevirmeye çalıştım. Zaman kaybına neden olan bu uğraşı neden seçiyorum bilmiyordum. Giderek benliğimi tüketmek için çabalıyordum ve en kötüsü yavaş yavaş tükendiğimin farkındaydım.

   Yol boyunca yüzüm geriye dönük bir şekilde ileriye doğru yürümeye çalıştım. Herhalde beni hayatımda en çok yoran zıtlıkların başında geliyordu bu hareket.

   Cesaretimi, mutluluğumu, korkumu, öfkemi beni ben yapan tüm duygularımı yol boyunca yanlış kişilerle ve yanlış zamanlarda kullanmıştım. Keşke bu gibi zamanlarda hiçbir şey olmamış gibi yola devam etmek yerine yol kenarında biraz oturup kendimle dertleşseydim, ruhumu dinleseydim. İçimde susturmaya çalıştığım doğruları duyardım belki. ‘Ben de seninleyim, yalnız değilsin!’ diye bağıran kalbimi dikkate alabilirdim.

     Yolda delice koşmaya çalışırken takılıp düşmüştüm yine. Kalkmak için küçük de olsa bir umuda ihtiyacım vardı, aradım ama bulamadım. Çünkü zamanında değerlendirmediğim tüm umutlarım yolun gerisinde kalmıştı ve geriye dönme şansım yoktu… Bu ikilem beni gitgide daha çok yormaya başladı. Ne yapmam gerektiği konusunda pek fikrim yoktu. Yol kenarındaki çimlere uzanıp özgürce gökyüzünü izlemek beni bir parça da olsa dinlendirebilir diye düşündüm. İşte tam bu anda karşılaştığım tüm engellerle boğuşup yorulmam gerektiğini anladım. Eğer tüm bunlar olmasaydı gökyüzünü keşfedemeyecektim, gökyüzünün bir şarkısı olduğunu o gün öğrenmiştim ve o şarkı eşliğinde özgürce dans etmeye başladım. Kim ne derse desin umrumda değildi. Ben, benliğimin içindeki gökyüzünü keşfetmiştim. Ben, kalbimin ritmine uygun şarkıyı bulmuştum. Kalbim çok hızlı atıyordu. İlk defa bu kadar tutkulu hissediyordum. Artık yolda düşmekten korkmuyordum çünkü nasıl kalkmam gerektiğini en güzel şekilde öğrenmiştim. Ne olursa olsun yola devam ediyorum ve tek değişmeyen şey buydu.

   İşte böyle var oldum ben tüm benliğimle. İncindim, yaralarımı kendim sarmayı öğrendim. Bağırdım avazım çıktığı kadar. Sonra bir şarkı sesi duydum ve onun peşinden gitmeye başladım. Sonra ne mi oldu?

   Yola devam ettim.

Yazar: Zeynep Çermikli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir