(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 2 dakikadır.)
Her gün bir seçimdir ve her gün kim olacağımızı, kimle olacağımızı seçeriz. Güne başlarken dünü unutmamayı, yarını planlamayı, aşık olduğumuz kişiyi, en yakın arkadaşımızı ve en önemlisi kendimizi sevip sevmemeyi seçer ve yolumuza devam ederiz. Yüklerimiz, kırgınlıklarımız, kızgınlıklarımız ve daha nicesi geride kalabilir. Fakat tam da en önemli anlarda nüks edip bize hayatı zehir de edebilir. Yarı yolda geri döndüğümüz yollar, girmeye bile korktuğumuz yollar, üstünden defalarca geçtiğimiz yollar vardır. Aslında her biri, kim olduğumuz hakkında bize parçalar verir. Onları birleştirebildiğimiz anlarda, hayatı çözdüğümüzü düşünür, kuralına göre oynadığımızı düşünürüz. Ne yazık ki, koca bir yanılgıdır bu. Her anımız, bu parçalardan oluşur. Bazen şekil değiştirirler yol ilerledikçe. Psikoloji biliminin, kesin ve net olamaması da bundandır aslında. Her yeni gün, yeni yollar, yeni parçalar demektir. Belki dünün aynısıdır, en azından öyle gözükür. Sonra hiç bilmediğimiz, fark etmediğimiz bir detayı fark eder, aptallığımıza güleriz.
Her yol, bize tam olarak dersimizi aldırmadan bitmez. Farklı suretlerle çıkar karşımıza. Yeniliğin heyecanına kapılırız ilk başta. Sonra tanıdıklık hissi çeker içine bizi iyice. Öyle bir hal alır ki, karanlık da olsa kendimizi güvende hissederiz. Sonra geri dönemeyecek kadar yorulmuş bir halde, en kötüsüne maruz kalana kadar gitmek zorunda kalırız. Kanayan dizlerimizle, ağlayarak, titreyerek ve belki de gün ışığından bile korkarak devam ederiz. Bedenimiz, ele geçirilmiş gibi hareket eder. Kontrolü kendimiz sağlayamayız. Öyle görmüş, öyle devam etmişizdir. Sorgulamadan kafamızı sallayarak, küçük birer çocuk gibi. Benliğimizdeki tüm birikimler, bizi şekillendirir; eğer, büker, belki kırar. Tutunduğumuz tüm o tanıdıklık bize ihanet eder, bizi sömürür. Fakat her şeyin sonu olduğu gibi bunların da sonu vardır. Yol biter, yaralar kapanır, ağlamalar diner. Gün ışığı artık normalimiz olur. İyileşiriz. Tüm yokuşlara ve karanlıklara söver, içimize döneriz. Önemli olan günün sonunda bize kalan tecrübeler ve kimliğimizin parçalarıdır. O yola tekrar dönmemek için parçaları iyi birleştirmeyi ve seçimlerimizi daha iyi yönlendirmeyi öğrenmektir asıl amacımız. Arar dururuz ömrümüz boyunca. Kimimiz erken, kimimiz geç bulur. Geçtiğimiz yollar kesişir, bakış açılarımız farklı olur. Aynı zeminde yürür, benzer duyguları paylaşırız. Yolun sonunda, yapı taşı dediğimiz öğretilerle göçer gideriz bu hayattan. Koca bir ömür de böyle tükenir.
Sağa mı gideceksin, sola mı? Yokuşu mu seçeceksin yoksa çamurlu yolu mu? Yoksa kestirme görünen tehlikeli yolu mu? Hepsinin sonunda varacağın son durak, seni diğerleriyle buluşturacaktır. Yollarımız bir noktada kesişir de sevemezsek birbirimizi, bir diğer yolu bekleyebiliriz, sevgili okur. Güzel günlerde, aynı zeminlerde, benzer hislerle kesişmek dileğiyle…
Kim bilir belki bir gün.
Yazar: Sema Nur Terzi