Ne Kadarız?

İşte bizler de ben olduğumuz kadar varız. Farklı ben seslerinin uyumlu ezgisine kulak verin. Orada siz de sizi yani beni bulacaksınız.

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)

Sizce ne kadarız?  

Sevdiğimiz biri tarafından sevildiğimiz kadar mı ya da sevilmeden sevmeye çalıştığımız kadar mı? Dostumuzun kötü günde yanımızda olduğu kadar mı yoksa bizi zaaflarımızla tehdit ettiği kadar mı? Ağlarken güldüreni istemeyip gülerken ağlatana açtığımız kucak kadar mı?  Bizi biz yapan soyut bizi somutlaştıran tam olarak ne? Acılarımız mı meyvesini bizi olgunlaştırarak veriyor yoksa mutlu anlarımız mı bize anlam katarak bizi zenginleştiriyor? 

Evet büyüyoruz, evet büyüdükçe yeryüzünde anlam kazanıyoruz ama bu anlamın ne ifade ettiği meçhul. Herkes kendi dünyasını, anlamını buluyor desem kaybolan bu insanlar nerede? Kendilerini bulmayı mı unuttular yoksa bu arayışta yollarını mı kaybettiler? Başka dünyalara hapsolup kendilerine seslenenler, kendilerini bulamadığında ne hissettiler ya da kendilerini ararken başkaları için yollarını değiştirenler sonrasında iyi ki diyebildiler mi? 

Kimisi değiştirdiği yolda keşkeleri olmadan yoluna devam edip başkası ile benliğini kazandı kimisi de başkası için kaybolup benliğini unuttu. Kaybolan yollar bazen artılar getirdi bazen pişmanlıklar… Girilen küçük sorgulamalar, yapılan hesaplaşmalar yollarını kaybeden insanları da iyileştirdi aslında. Yapılan fedakârlıklar, verilen tavizler, giden zamanlar en beklenmedik anda varsın hem de kendin için mesajını verdi. İşte küllerinden yeniden doğan bu insanlar küllerinden doğarken başkalarına da yeni çiçekler açtıracak kadar var oldu. Sevmek kadar sevilmenin değeriyle, zaaflarıyla, ağlatan değil güldüren insanların kıymetini bilmekle ve en önemlisi kendilerini iyileştiren öznenin kendisi olduklarını anladıklarında.  Öncelikle kendilerine bir özür borçlu olduklarını, güzel şeyleri yakalarken akışın önemine ve en önemlisi zaaflarımız ve mükemmel olarak atfedilen yönlerimizin bizi biz yaptığına karar verdiler. 

Varlık soyuttu evet ama onlar somutlaştırırken yaşanmış yaşanan ya da yaşanabilecek tüm anları süzgeçten geçirip ben olgusunu ve bu zamanların hepsinde yine ben olacağım düşüncesini benimsediler. Ben kavramını kabul eden aslında kaybolan yolların açık adresini de geçen zamanın telafisini de bilir. İşte bizler de ben olduğumuz kadar varız. Farklı ben seslerinin uyumlu ezgisine kulak verin. Orada siz de sizi yani beni bulacaksınız. Bulduğunuz beni kaybetmemeniz dileğiyle… 

Yazar: Ayşe AKBUDAK

Görsel kaynak: http://serdarkuru.blogspot.com/2019/10/deneyimleyen-ve-hatirlayan-benlik.html 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.