Karma

Yapılan her şeyin bir bedeli vardır ve bunun kişi için pek değil iki sonucu vardır; iyi veya kötü… Dini inançları güçlü olarak yetiştirilen kişilerin çok büyük bir çoğunluğu, yaptıklarının ya da kendilerine yapılan olumlu ya da olumsuz davranışlarının sonucunun öldükten sonraki hayatta yani ahirette görüleceğine inanır. O yüzden yaşamış olduğumuz dünyada herhangi bir şekilde her iki anlamda da yaptıklarının karşılığını almayacaklarına inanmaktadırlar. Bir kısım ise yaptıkları her şeyin ama her şeyin karşılığını kesinlikle bugün değilse yarın, yarın değilse belki de yıllar sonra ama yine de yaşadığımız dünyada göreceklerine inanır. Yani ”karma” inancına sahiptirler.

Evet, günlerce konuşulsa bile bir sonuca, en azından tatmin eden bir sonuca varılması son derece zor bir kavramdan bahsediyorum. Etrafınıza çok kısa bir göz atın, karşınızda sevdiğiniz, çok sevdiğiniz, sevmediğiniz ve ölümüne nefret ettiğiniz kişileri görebilirsiniz. Sevdikleriniz için her şeyin en iyisini ister, sevmedikleriniz içinse pek de iyi şeyler dilemezsiniz. Lakin hayat sizin yüreğinizi dinlemez kendince yaptığı hesaplamalar sonucunda onlara biçtiği yaşantıları verir ve sizin ister hoşunuza gitsin ister gitmesin bu böyle devam eder. Bunu sorgulamaya başladığınız anda üzülen tek kişi siz olursunuz çünkü az önce de demiş olduğum gibi yaşam sizin değil doğanın dengesine göre karar verir.

c87ad9db5f7d585e9169284e17aff3fdPeki karmanın sırrı nedir? Gerçekten de bütün ödül ve cezalar yaşadığımız dünyada mı verilir? Peki biz bunların ne kadarını görürüz ya da yapılan her iyilik hemen karşılığını bulacak diye mi yapılır? Örneğin yeni bir ayakkabı almak istiyorsunuz ve çok da eski olmayan ama artık giymekten bıktığınız başka bir ayakkabınız var. Vicdan azabından kurtulmak ve en başta kendi içinizi ferahlatmak adına ayakkabınızı ihtiyaç sahibi birine verip evrenden daha yeni, güzel ve havalı bir ayakkabı istiyorsunuz. Sizce karmanın buradaki işlevi nedir? Ya da bu karşılık beklenen içten(!) bir iyilik midir? Cevaplar açık olmasına rağmen içten bir iyilik adından da anlaşılacağı üzere karşılık beklemeden ya da herhangi bir yaranma amacı gütmeden sadece yapmak istediği için yapılan ve kişice iyilik denmeden yapılan bir eylemdir. Üstelik karmanın anlamı bu olsaydı dünya üzerinde yaşayan ve herhangi bir ruhsal hastalığı olmayan her sağlıklı birey birbirine durmaksızın iyilik yapar dünya pamuk şekerine dönerdi. Ama hiçbir şeyin olmadığı ve olamayacağı gibi bu da bu kadar kolay değildir. ”Zaman her şeyin ilacıdır.” sözü belki de buradan geliyordur. Yani yaşanan onca acı ve trajedinin elbet bir gün son bulacağı, son bulurken de sizin dilediğiniz şeylerin bir kısmının gerçekleşmesi bunların da bir kısmının sizin gözünüzün önünde olması ya da bizzat yaşamanıza verilen durumun adıdır belki de ya da tam tersi…

Hayatın sizin için bittiğini ve sonuna geldiğini düşündüğünüz anda her şeyin tersine dönüp mükemmelleştiğini düşünün. Hayatın hiç olmadığı kadar güzelliklerle dolu ve yaşanabilir olduğunu! İşte bu da karmanın özelliklerinden biridir sanırım. Yine de her şeyin başladığı yer davranışlarımızdan ve yaptıklarımızdan çok, bizi bu eylemlere iten şeyin düşüncelerimiz olduğunu düşünüyorum. Örneğin; her gün öleceğine ya da başına bir felaket geleceğine inanan bir kişinin eninde sonunda belki de hiç hesapta yokken başına türlü belalar gelebilir ya da tüm olumsuzluklara rağmen yarının yepyeni ve çok güzel bir gün olacağına inanan, hayattaki güzelliklerden kendisinin de faydalanabileceğine ve içinde hep bir umut barındıran bir kişinin hemen olmasa bile bir süre sonra gerçek anlamda mutluluğu yakalayabilir. Bu hemen her zaman böyledir, biz görürüz görmeyiz, biliriz bilmeyiz fakat şunu çok iyi bilmeliyiz ki karma her daim biz ona ne verirsek ne gönderirsek ama bugün ama yarın elbet karşılığını verecektir biz istesek de istemesek de…

YAZAR: Deniz Uğur ÇİL
Beykent Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.