Hayat Bir Mum Misali

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 3 dakikadır.)

Dalgaların kıyıya vurduğu yerdeyim şimdi. Küçük bir tekne yüzdürüyorum sulara yakın yerlerde ve yelkenini umutlarımla şişiriyorum, dümenini düşlerimle, rotasını hayallerimle çiziyorum . Tek istediğim şey; sonsuza dek kavuşabilmek için yol alıyorum en derinlere. Deniz çok büyük ama korkmuyorum. Canımı kanatan yerlere tuz basıp, diş geçiriyorum yok oluşlara. Varolmanın sancılarıyla kıvranırken bedenim, kaç göz dayanırdı utancını gizlemeye. 

Sabretmek mi yoksa kendinden vazgeçmek mi? Hangisi hayata dair olan. Kendin olmak mı yoksa tanımadığın bir maskeye kuşanıp gezmek mi sessiz kalabalıklarda. Dönmek mi verilen sözlerden yoksa sonuna kadar savaşmak mı? Göz ardı edilen dilekler anımsanır hüznün sisli istasyonlarında. Ben kahır içkimi yudumlarken kırık kadehlerden, geçeceğim çiçekler saçarak yürüdüğüm yollardan. Dalga dalga vuracak anılar yüzüme. Soğuk kaldırımlarda canlanacak iki nefes ama asla karışmayacak birbirlerine. Dökülecek çatlamış kuru dudaklardan kulakta pas bırakan sözler. Kanatlarım kopacak tel tel. Kelebeklerim yerini kendinden büyük taşlara bırakarak damla damla süzülecek gözlerimden ve yığacak parça parça anılarını ömrüme.

Şimdi… Sevdiğim yanlışlarımı, sevmediğim doğrularla düzeltiyorum yorulmuş bir halde hayat tuvalimde. Biraz tiner biraz renk katıyorum yaşanmışlıklara ve bir yol oluşuyor benliğimde. Belki de dünyanın en güzel sokaklarına çıkaracak.

Ağız dolusu gülüşlerin arkasına saklanan gözyaşları vardır hepimizin. Hızla sallanan bir salıncakta düşeceğimizi bilip daha da hızlı sallanmaya çalışmaktı belki de ucu bucağı olmayan bir uçurumda. Şimdi nerede miyim? O salıncaktan savruldum ve bulutların üstünde kayboldum. Yolumu ne zaman bulacağımı bilmeden umutsuzca aşağıda ki hayatımı izliyorum. Çakılacak mıyım yoksa kanatlarımı açıp uçacak mıyım? Belirsizlik…

Belirsizlikler değil midir en çok karanlığa hapseden. Koca bir labirentin ortasında bırakılmış birkaç insan, kaçış yolu ararken duvardan duvara çarpan, birbirlerinden savrulan yıkık bir çaresizlik sarmış iliklerine kadar. Sahi güneş doğar mı bir gün yine? Gelir mi geriye kahkahalarla dolup taşan bahar akşamları. Sevinçle inip kalkan yüreğime sular serpilir mi? Peki savaşmaya değer miydi her şeye rağmen, her acı zamanla geçer miydi, her kara kışın ardından çiçekler yine açar mıydı? Hala bir umut var mıdır hayata dair? Papatyalarla dolup taşan arka bahçeler belki de bir yerlerde bizi bekliyordur kim bilir.

Tüm hakları en çok mutlu olduğumuz gün tüketmişiz farkında olmadan. En kötü günümüz böyle olsun dediğimiz kişilerle bir daha aynı masaya oturulmamış, kırk yıl hatırı olan kahvenin bir saniye bile önemi kalmamış. Tüm ümitler yabancılaşmıştır küçük bir bedende. Büyümeye hazırlanan umutlar tek bir rüzgarda tuz buz olmuş, iklimler durmuş. Yağmur eskisi kadar güzel yağmaz olmuş pencerelerin ardından. Rüzgar hevessiz sesiyle uğuldarken ne acılar getireceğini bilmeden, yavaş yavaş bir yok oluşun içindeyken.

Küf tutmuş yürekleriniz, pas tutmuş aklınız kirletirken pembeleri; gerçeğin tozlu satırlarına hapsediyorum kendimi. En iyi arkadaşı mürekkep kalemin, içine gizlenmiş yüzlerce duygu ve akmayı bekleyen birkaç damla gözyaşı. Kaç kaybediş daha uğrayacak insan ömrüne. Kaç yıkılış, kaç ölüm gelecek zamansız. Bir yol düşün, üstünde siyah taşlar. Düşe kalka yürüyorsun ama acıyan, kanayan dizin değil..

Ve şimdi çoktan başlamış bu oyuna varını yoğunu koyacak kadar cesaretin var mı? Son gülüşümüzün, son gözyaşımızın, son heyecanımızın, son uyanışımızın ve ciğerlerimizi son kez havayla doldurmaya ne kadar zamanın kaldığını bilmeden başladığımız güne anlam katmanın sırası gelmedi mi? Zaman akıyor, belki de şu an hayatının en büyük fırsatlarından biri kaçıyor. Koş onu yakala, her günü kovalayan zamana sıkı sıkı tutun ve onun senden hızlı ilerlemesine izin verme.

Kendini sev, kendin için yaşa, kendin için öl.

Yazar: Büşra Tezcan

Hayat Bir Mum Misali” için bir yorum

  • 15 Ağustos 2020 tarihinde, saat 19:41
    Permalink

    her davranışımız bir başkasının onayına muhtaçken kendi olmanın zor ve sancılı bir tarifi

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.