Blog

ÜÇ BİN

“Şehrin içinde ama kendimin dışında, disosiye olmuş düşüncelerimin uçuşabileceği en tenha yerleri bularak dinliyordum onları. Aynı şarkıları durmadan başa sararak, bulantı veren bir döngüsellik içinde, labirente koyulmuş bir fare gibi. “

SON(SUZ)

Şimdi burada, hiçbir şey her şeye eşit olabilir, biliyorum. Küçük bir hiçlik bile varlığımı taşırabilir. Yok olmak, var olmaktan daha kaotiktir. Yaşamak, ölmekten daha sakin.

Hiç/Çok

Şimdi bir fotoğrafta görmek istiyorum gözlerini, sonsuz bir zamanda, hep, öylece kalmış. Avuç içimde bıraktığın sıcaklıklardan birini istiyorum. Bana mandalina kabukları yak istiyorum.

OKYANUS ESİNTİLERİ

Kafamın içindeki düşünsellik yığını, gözlerimi bir projeksiyon gibi kullanıp kendini ardıma yansıtabiliyorsa eğer, o hayalet ben de olabilirdim. Belki de -zaman bir ulanıklık içinde akmadığı anlarda- o olmaya öykünüyordum.

PANGEA

Ayaklarımın altında kaynayan bir magma vardı. İleri baktım, sayı doğrusunun ilerisine. Ve işte artı sonsuz. Teorik olarak sonsuz parçaya bölünebilirdim: bir süreklilik içinde ya da bir sürekliliğin peşinde. Artı sonsuz eksi 21? Cevabı bulamadım.