(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)
Zihin kaldırımlarım amansız kalabalık karşısında şaşkındı. Alışık olduğu bir vaziyet olmasına rağmen, bu denli fazla düşünce yığınının nasıl birikebileceğini aklı almıyordu.Kalabalıklar arasında, üzerinde gözyaşlarına boğulan bir kız çocuğu olduğunu fark etti. Bu kız çocuğu o kadar narin ve ışıltılı görünüyordu ki!
Gözyaşları, içindeki çocuksu yanını bastırmaya yemin etmiş gibiydi. Gözlerinden amansızca akan yaşlar dahi o minik kız çocuğunun bakışlarındaki hırpalanmış umuda engel olamıyordu. Görmesini bilen için çok mühim bir savaştaydı. Savaştığı tek rakip ise gözlerindeki umudu örtbas etmeye gayret eden bir boşluktu. Hissettiği boşluk bu minik kız çocuğuna ağır gelmişti. Bu ağırlığı tek başına omuzlanmanın verdiği yorgunluk da cabasıydı.Minik kız çocuğu, zihin kaldırımlarımdaki amansız kalabalığın içerisinde kendini yabancı hissediyordu.
Zihin kaldırımlarım bu duruma daha fazla dayanamadı. “Seni anlamam belki de imkânsız fakat denemek istiyorum.”, dedi.
Kız çocuğu gözlerini bir noktaya sabitlemişti, artık ağlamıyordu ama gözlerindeki hırpalanmış umut zerrelerini saklamaya çalışıyordu. Zihin kaldırımlarım bunu fark etti, kızın onu duymamış olabileceğinden endişeliydi. Yoksa cevap vermek istememiş miydi? Aşırı ileri gittiğini düşündü. Tekrar sessizliğe dönmenin vakti gelmişti. Saatler bilemiyorum belki de günlerce sürdü bu sessizlik. Minik kız çocuğu geçen zaman zarfında yerinden dahi kımıldamamıştı.
Zihin kaldırımlarımdaki amansız düşünce yığınları kaybolmaya başladı. Tenha bir vaziyet almıştı her yer. Kız çocuğu bu vaziyetten faydalanarak ayağa kalkmaya yeltendi, sendeledi ama tüm bunlar yıkılması için yeterli değildi. Uzun zamandır yola koyulmamıştı.Korktu; başaramamaktan, hayal kırıklığına uğramaktan korktu fakat bu kız çocuğu eskisi gibi değildi. Büyümüştü. Yaşadıkları onu erken yaşta büyümeye itmişti; şikâyeti de yoktu.Sonunda tüm gücüyle ayağa kalktı. Tam çekip gidiyor diye düşünen zihin kaldırımlarıma fısıldadı:” Her şey için teşekkürler.”
Zihin kaldırımlarım anlamsızca sordu: “Ne için?”.
Kız çocuğu, “Sessizliğimi yargılamayıp ona kulak verdin.” dedi ve ekledi: “Kimse bunu benim için yapmamıştı.”Tüm bunları söylerken gözlerindeki hırpalanmış umut çok daha tazeydi ve bunu saklamaya yeltenmedi bile. Kız çocuğu zihin kaldırımlarıma gülümseyerek karanlığa karıştı.
Yazar: Melike Karabaş
Görsel kaynağı yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur.