(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 2 dakika sürmektedir.)
Kafam karışık şu sıralar. Alışkanlıklarımın dışına çıkmak hiç de iyi gelmedi bana. Yokluğunla dağılmaya o kadar çok alışmışım ki varlığınla ne yapmam gerektiğini inan hiç bilmiyorum. Sensizliği çok kez yaşadım, bununla nasıl başa çıkılır haberim var ama seninle olmak ne demek bir fikrim yok. Yanında nasıl davranmam lazım? Sustuğunda susmam, konuştuğunda konuşmam mı gerekiyor ya da tam tersi mi?
Ağlasan mesela; göz yaşlarını sağ elimle mi yoksa sol elimle mi silmeliyim, daha doğrusu silmeli miyim? Sarılmaya kalkışsam kaç saniye öyle durmalıyım? Seni güldürdüğümü varsayalım; gülüşlerinin bitmesini beklemeli miyim yanlarına yenilerini eklemek için yoksa art arda şakalarıma devam mı etmeliyim? Hiçbir şey söylemeden gözlerinin içine baksam yanlış anlar mısın beni? Suskunluğum sana ne gibi hikayeler yazdırır, nerelere götürür, neleri yaptırır?
Sanırım ben bu duyguları tanımıyorum. Üzgünken ne yaşanır bilirim, kalp kırıklığını daha yüz metre öteden tanırım, umutsuzluğun haritasını çıkarırım ama insan sevilince ne yaşar, ne yapar, neler gelir başına bilmem. Gripin bir şarkısında “Acemisiyim mutluluğun.” diyor ya hani benimki de o hesap işte. Bu yüzdendir sanırım hep bir adım geride duruşum. Bilmediği şeyi önce bir görmek, incelemek istiyor insan. Yanlış yapmaktan, en çok da bulmuşken kaybetmekten korkuyor. O yüzden hep bir adım geriden geliyor hayata.
Bunları okusaydın kızardın bana, bilirim. Neden seninle paylaşmadığımı sorardın, üzülürdün. Ama insan bazı şeyleri kendisiyle bile paylaşamıyor; duymamak, görmemek için kaçıyor. Bazen ötede beride bulduğu müsvedde kağıtların kenarlarına iliştiriyor. Okunmadan atılır, dikkat edilmez, böylelikle de unutulur diye düşlüyor.
Benim de şimdi yaptığım şey tam da bundan ibaret. Buna da diğerleri gibi dikkat etme olur mu? Zaten buruşturulmuş olan kağıdı açmaya kalkışma bile. Diğerlerinin yanına gönder. Hiç yazmamışım gibi unutayım.
Zamanla… Zamanla öğreneceğim her birini, emin ol. Sadece biraz daha zaman ver bana. Ben seni bir ömür bekledim ya, sen de beni bir süre bekle. Korkma, uzun sürmeyecek! İçinde sen olan şeyleri öğrenmek hiçbir zaman bana zor gelmeyecek. Hatta bir gün yeniden karşılaşırsam o müsveddeliklerle her birini yanımda senin sevginle birlikte gülerek hatırlayacağım.
İrem Avşar
https://unsplash.com/photos/silver-pen-on-white-paper-f2PXTJWrnrM