Kötülük Çağı

Saat gecenin dört buçuğu,

O kadar huzursuz uyandım ki gözlerimden akan bir iki damla yaşa ve yüreğimin tam ortasına bastıran  ağrıya kısa süreliğine bir anlam veremedim.

Vizelerden miydi acaba? Hani sınavlar yaklaşıyor ya belki o yüzdendir diye düşündüm. O zamanlarda da pek bir huzursuz olurum ama daha sınavların başlamasına bir haftadan fazla vardı.

Uyumam gerekiyor sabah ders var biliyorum ama umurumda değil bu sefer. Belki yazıya dökersem rahatlarım diye kalem kağıt aldım elime. Kalem kağıda yazmayı daha çok severim.

Belki bir sürü yazınsal hatanın olduğu bir yazı olacak ama umurumda değil sadece yazmak istiyorum.

En son gördüğüm rüyayı hatırlamaya çalıştım, hayal meyal hatırlıyorum bütün arkadaşlarım akrabalarım aynı masadaydık yemek yiyorduk ama herkes birbirinde bir kusur bulmak için yarışa girmişti.

Herkes konuşuyordu, hiç kimse birbirini dinlemiyor sadece yargılıyordu. Ön yargılar, küçümsemeler havada uçuşuyordu. Küçük kuzenimin rüyada yanıma gelip bana tokat atmasıyla uyandım.

Basit bir rüya aslında ne var bunda büyütülecek, ağlayacak, uykunu bölecek ?

Sevgisizlik var, öfke var, fark etmediğimiz ama her an benliğimizi kaplayan kötülük var.

Ve bu kaygılar  beni en son yaşanan Ankara patlamasından sonra hiç bırakmadı.

Nasıl bu kadar kötü olunabilir diye düşündüm, sorguladım hep. Okuduğum, araştırdığım, dinlediğim şeylerse beni ortak bir paydaya çıkarttı.

Her insanın içinde yatan bir kötülük var.

Yakın zamanda bir kitap okudum William Golding’in Sineklerin Tanrısı romanı. Nobel edebiyat ödülü almış bir roman ve sonuna kadarda hak ettiğine inanıyorum. Ayrıntısına çok fazla inmeyeceğim belki okumayanlarınız vardır.

1

Kitabın konusu kısaca kötü olamayacağını düşündüğümüz çocukların bile yeri geldiğinde ne kadar kötü olabileceğidir. Birbiriyle arkadaş olan çocukların birbirlerini öldürebilecek kadar kötü olabileceklerini anlatan bir roman.

Romanı bitirdikten sonra, bu kadarda kötü olamaz diye düşündüm. Çocuk sonuçta onlar sadece çocuk…

Ama gün geçtikçe fark ettim ki o çocukları yetiştirenlerde büyüklerdi. Büyükler nasılsa çocuklarda öyle olacaktı.

Trafikte araba kullanırken yol vermediği için ağıza alınmayacak küfürler eden bir babanın çocuğu da oyun oynarken arkadaşına vurup küfredecekti. Çünkü öğrendiği şey oydu.

Ve dün babamla akşam yemek yerken konuştuğumuz konu,

O kadar içselleştirdiğim, gerçekten öyle olabilir mi? diye düşündüğüm bir konuydu ki rüyamda böyle bir şey görmem çokta garip olmadı aslında.

KALİ YUGA!

2

Bilenleriniz vardır mutlaka ama ben ilk defa dün babamdan duymuştum.

Kali yuga Hint zaman anlayışına göre dördüncü zaman evresidir.

Yani hint  zaman anlayışına göre dünya şu anda demir çağını yaşamaktadır. Bu dönemin özelliği ise maddi ve manevi yozlaşmanın doruğa çıktığı bir dönem olmasıdır.

Hatta mahabarata destanında Kali Yuga ile ilgili bir kısım vardır:

Kali Yuga’da (şimdiki zaman) dünya ruhu siyah oldu. Bu demir çağıdır. Sadece çeyrek fazilet kalmıştır. Dünya kedere boğuldu, insanlar şerre dönmüşler, hastalıklar gelmiştir, bütün yaratıklar soysuzlaştılar, kutsal ayinler ters sonuç vermekte, her şey değişimlere girmekte ve birçok Yugaları yaşayanlar dahi değişime tabi olmaktadır.  (Mahabarata)

Elbette tartışılır bir durum ancak dünyanın, insanların, insanlığın son haline baktığımızda çokta yanlış olduğunu söyleyemeyiz.

Aslında anlatılacak çok şey vardır ancak bugünlük yazımı Ömer Hayyam ile bitirmek istiyorum.

 

İnsan kadehtir, ruh içinde ki şarap

Gövde borudur, ruh içindeki ses

Hayyam! İnsanın ne olduğunu anlayabildin mi?

Büyüsel bir lamba, içinde ışık…

(Ömer Hayyam)

 

Lamba ne kadar kirli ise ışığın şiddeti o kadar kötü  yansıyor lambanın dışına. Oysa tertemiz şeffaf bir lamba, ışığını olduğu gibi tüm parlaklığı ile çevresine yansıtır ve sadece kendisini değil çevresini de aydınlatır ve cazibesi ile göz kamaştırır.

Ego, kibir gibi süslerin ya da korku, endişe, hırs, kıskançlık gibi negatif duyguların yarattığı kirlerin olmadığı ve sevgiyle parlayan lambaların çoğalması dileğim

YAZAR: Aybüke YILDIRAN

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.