Kaç Kişiyiz Biz?

“O an fark ettim ki, bir ömrü değil, benlikler silsilesini yaşıyoruz biz. Kayboluyoruz kimi zaman. Yolumuzu bulduğumuzda ise, memnun edemiyoruz kimilerini. Ah o beklentiler... Onlar bizi bu uçuruma sürüklemedi mi sahi?”

                                          (Bu yazının okunma süresi yaklaşık 2 dakikadır.)

                 (Okurken No Clear Mind-Imaginary You şarkısını dinlemeniz önemle rica olunur.)

      Bir akşam kaybolurken düşüncelerimin derinliğinde, insanlığın benden beklentilerini düşündüm. Herkes farklı bir ben görmek, yaşamak, tatmak istiyordu. Sessizliğin sesi beynimde yankılandı. Ama bu düşünce çıkmak bilmedi aklımdan. 

     Ben kimim, nereye gidiyorum bilmezken, beklentilerle oluşturduğum benliklerim sıralandı. Hepsi, hep bir ağızdan konuşmaya çalıştı. Kendini göstermek, “En iyi halin benim.” demek istedi. 

   Biri dilsiz olmalıydı. Herkesin fikri kendine aitmiş gibi benimsemeli, kafasını sallayıp onaylamalıydı. Biri itaatkâr olmalıydı. Boyun eğmeliydi. Biri uyum sağlayan… Biri dik başlı, biri hırslı, biri sevgi dolu, biri zeki, biri, biri… Sonu gelmedi listenin. Sonu gelmek bilmedi. 

   Sahi kimim ben? Hangi roller yüklendi bedenime? Oysaki tek istediğim yaşamaktı. Nefes alabilmek, özgür olabilmek. Kısıtlanmadan… Öylece dümdüz. Nefes alabilmek istiyordum. Bana özgürlük vaat eden bir adam bile, beklentiler deryasında yüzüyor ve yeni versiyonlar yüklüyordu benliklerimin arasına. Ona da öğretilen buydu günün sonunda. Acı bir tebessüm ettim. O an fark ettim ki, bir ömrü değil, benlikler silsilesini yaşıyoruz biz. Kayboluyoruz kimi zaman. Yolumuzu bulduğumuzda ise, memnun edemiyoruz kimilerini. Ah o beklentiler… Onlar bizi bu uçuruma sürüklemedi mi sahi? 

    Benliklerimin arasında kayboldum. Yalnızım. Yorgunum. Kırgınım. Hangi maskeyi nasıl takayım, ne zaman takayım derken bitap düştüm. Sevgim… Saygım… Merhametim… Hepsini bilinmeyen bir ülke gibi sömürdüler. Ve ellerime birer maske tutuşturdular. Nerede, hangisini, nasıl ve ne zaman takmalıyım, ezberlettiler. Takmayı reddettim. “Değiştin.” dediler. “Asi…” dediler. Beni, yaşadığım zaman diliminden bile dışladılar. Takmayı reddettim. Başka bir dünyanın varlığını keşfettim. Kendi çabamla kurmaya çalıştım. Sevdiklerimi aldım yanıma önce.  Sonuçta onlar, beni ben olduğum için kabul eder, yargılamaz, huzur verir derken… Derken, içeride baş gösterdi başka benlikler. Başka roller, hikayeler… Bambaşka Semalar… Sahi kaç ben sığdırdım 21 yıllık yaşamıma? Bilmiyorum. Bilemeyeceğim. Bilmek de istemiyorum. 

     Milyonlarca insanın yaşadığı bu dünyada, gerçek beni bulabildiğim nadir anlar görebilmek bile, bana küçük mutluluklar veriyor artık.  Bulamadığım anlarda ise sadece boğuluyorum. Kabuğuna çekilen bir kaplumbağa misali, sessizce bekliyorum. Tekrar kendimi bulmayı ve maskelerden arınmayı…

    Peki sen, sen kaç ömrü tükettin? Kaç benliğin arasında kayboldun? Kaç maskeden oluştun ve oluşmaya devam ediyorsun?  

Yazar: Sema Nur Terzi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.