Çiçekler Buldum Sende

"Benim fikirlerim, senin gözlerin olur; ellerim ulaşamadan, gördüklerine dokunur. Ben anlatmadan bilirsin nasıl paylaştığımızı, ikimizi de yalnız yapan yanımızı."

(Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir)

Akıl, yalnız bir varlığın fikirlerine rahimdir. Ağızlar ise her doğanı ağlatır, gürültüye boğar. Kelimeler de böyledir; diğer hayatlara resimler çizemediklerinde, yalnızca bir gürültüden ibaret kalırlar. Benim fikirlerim, senin gözlerin olur; ellerim ulaşamadan, gördüklerine dokunur. Ben anlatmadan bilirsin nasıl paylaştığımızı, ikimizi de yalnız yapan yanımızı.

Bir insanın aklında şekillenen fikirlerim, ona dönüşürler. Vücudunun bir parçası olurlar ve o yeryüzüne karıştığında, onlar da toprağın içinde yeşerirler. Bir zamanlar bilincimde bir yansımayken, fikirlerim ömürlerini tamamladığında yeryüzüyle birleşirler. Onun aklında şekillenir, onun bir parçası olurlar.

Ardından çiçeklere dönüşürler; aklımdan kaçmış gibidirler, renklere bürünmüş olarak geri dönerler. Ve her nefesimde hatırlarım; o insanın beyninde, benim fikrime ev sahipliği yapan son hücre başlangıcına kavuşurken benim bir parçam da onunla birlikte gökyüzüne dağılır.

Farz et ki sen yoksun; aklımın uzanamayacağı bir boşluktasın. Ama gerçekten yok musun? Bu karmaşayı ne kadar güzel buluyorum. Üzerine düşünmek o kadar da yararsız değil; neden korktuğumuzu hatırlatıyor. Her şeyi bilemeyeceğimizi anımsatıyor. Hissetmenin, bilmenin ötesine geçtiğini gösteriyor.

Benim düşüncelerim, çiçeklere dönüştüklerinde bile bana aitler. Kim bilir, yolda yürürken elime alıp kokladığım kaç çiçek, anlatılmamış kahramanların ve doğmamış yazarların hayaliydi? Kaç çiçek, hiç tanınmamış sayısız sanatçıya ev sahipliği yaptı? Kim bilir, ne kadar güzeldi onların anlatılmamış dünyaları; birbirlerine karışıp bir çiçeğin içine hapsoldular. Kaçı var olamamaktan korktu, yok olamayacaklarını bilmeden?

Ve ben hâlâ yolda gördüğüm bu güzel çiçekleri elime alıyorum, onlara dokunmak için zamanımdan veriyorum. Bakıyorum onlara derinlerden. Bu güzel hayatları merak ediyorum. Hiç tanınmadan tarihi renklendiren, güllerle ve manolyalarla, papatyalarla ve kır çiçekleriyle yeryüzünü dolduran bu insanları. Tarihi yazan ve tüm dünyada duyulmaya değecek bu isimsiz kişileri…

Renklerle bezeli hayalleri izliyor ve onlara ait bu ölümsüz fikirleri sepetime koyup saklıyorum. Onları ne kadar seviyorum, belki de hiç bilmeyecek olsalar bile. Ve benim aklımdan gelip geçenlere hayat veriyor bu çiçekler. Yeniden çiçekler buluyorum onda, bunda, sende.

Ece Şevval Kamiloğlu

Görsel kaynak:https://pin.it/6nxqdyop4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.