Çatlayan Sessizliğin Bestesi

“Belki de bu yüzdendir ince bir çatlaktan sunması bestesini, zira sessizlik sevmez gösterişli girişleri. Senfoniler uymaz üstüne basit bir bestenin, oturmaz ya, dünyanın en zengin senfonilerinden daha çok yüreğe dokunur sessizliğin bestesi.”

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 2 dakika sürmektedir.)

Sessizlik, her zaman suskunlukla akraba değildir; bazen yalnızca kendini fazlasıyla iyi

sakladığı için bütünü andırır. Oysa yüzeyin bu kusursuzluğu, içeride biriken gerilimin en ince

perdesidir. Uzun süre dokunulmayan anlar, üzerine hiçbir kelimenin eğilmediği boşluklar,

zamanla kendi iç ağırlığını taşımakta zorlanır. İlk çatlak bir ses çıkarmaz; sadece anlamın

dokusunda neredeyse görünmez bir kayma olur. Buna rağmen sessizlik, hâlâ tek parça gibi

görünür lakin artık aynı yerde durmaz. İçinde biriken, dile düşmeyen her şey, o ince

yarıklardan sızarak biçim değiştirir. Böylece sessizlik, suskun kalmayı sürdürürken bile kendi

bestesini kurar. Duyulmayanın içinde çoğalan, kırıldıkça derinleşen, her notasında biraz daha

eksilen bir bütünlükle sürdürür varlığını. Belki gönüle düşmek için verdiği çabanın eseridir

bu, belki suskunluğun ketumluğu altından sızmaya çalışan notaların yolunu açmaktır gayesi.

Suskunlukla bir olmaktır belki de sessizliğin ilkesi. Çatlaktan sarmaktır ketumluğunu,

belki dudaklardan değil parmaklardan dökülmektir ilkesi. Hiç konuşmamış biri içindir belki

sessizliğin bestesi, belki hiç duymamış, belki hiç dinlememiş, belki dinlemeyi hiç

öğrenmemişler içindir. Bir basit tebessümdür zira sessizliğin notaları. Bir köpeğin başını

okşamak, bir çocuğa gülümsemek, düşen birine el uzatmak, ufak bir selam, ufak bir temas…

Dünyanın hiç görünmeyen bir köşesinde, hiç görünmeyecek bir yerde yapılmış bir iyiliktir

sessizliğin bestesi. Belki de bu yüzdendir ince bir çatlaktan sunması bestesini, zira sessizlik

sevmez gösterişli girişleri. Senfoniler uymaz üstüne basit bir bestenin, oturmaz ya, dünyanın

en zengin senfonilerinden daha çok yüreğe dokunur sessizliğin bestesi.

Gösterişten uzak durur belki sessizlik ama en basit bir gülüşte, en küçük bir

dokunuşta, fark edilmeyen bir iyilikte çalar kendi notalarını ve bir kez çaldığında dünya biraz

daha duyulur hâle gelir.

Pınar Yaman

https://pin.it/6BsMdnMJA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.