Bir Garip Muhakeme

Ya acılarımız bizi bu kadar farklı ve kendimize özgü yapıyorsa?

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 3 dakikadır.)

      İnsanlar… Ne karmaşık yapıdalar değil mi? Tanıdığımızı sandığımız anda bir yanılgıya düşüyoruz. Keşfetmenin asla sınırı yok. Kendimize karşı bile öyleyiz aslında. İçe dönük bir insan mıyım, yoksa dışa dönük mü? Baskın olmayı mı seviyorum, yoksa çekingen miyim? Keşke biraz ketum olsam… Belki her şey, daha güzel olabilirdi.

      Peki neye bağlı tüm bunlar? Ne zamana kadar kendimi ve insanları tam anlamıyla keşfedeceğim? Sanırım hiçbir zaman. Birkaç şey öğrenip gideceğim bu dünyadan. Hem korkutucu hem huzur verici. İnsanları çözmeye çalışan tüm o bilim insanlarını düşünüyorum da… Sadece milyonlarca parçası olan bir yapbozun, bir parçasını bulmuş gibiler. Ders olarak işlediklerimize bakın mesela. Her teori de her araştırma da bir yenisi katılıyor yanına. Kimisini eleştiriyoruz. Kimisine katılıyoruz belli bi derecede. Sonra… Sonra içinden çıkılmayan bir bulmaca gibi oluyor. Yahu Freud böyle dememiş miydi? Çocukluktu hani en önemli dönem? Peki ya potansiyellerimiz? Roger’ın bahsettikleri hani? Kendimize bakış açılarımız? Peki ya genetik faktörler? Ah gerçi, bu konuda çoğu kişi hem fikirdir artık genetik ve çevrenin etkisi birleşmiş olarak hareket ediyor. Peki bunları kullanarak, yeni bir dünya yaratabilir miyiz kendimize? Bence kocaman bir EVET.

        Yarattığımız o minik mükemmel ütopyamızda neler olur mesela? Mesela, iyi niyetli insanlar…Sevgi dolu her yer. Kimse incinmekten, incitilmekten korkmuyor. Şiddet mi? O da ne rengi pembe mi mesela, ya da başka bir dünyayla mı alakalı? Peki ya kötü ebeveynler? Ah o çok eskide kalmış çünkü herkes artık bir teste tabii tutuluyor, evlenmeden bile önce. Öldünüz mü, sizi cennete yolluyoruz merak etmeyin. Orada diğerleriyle buluşabilirsiniz. Peki ya ideal insanımız nasıl? İyi ve kötü değişken kavramlardır hani… O da ne demek değişken mi? Kime göre? Ütopya da tek tip insanımız vardır. Zamanında kurucumuz, kendi zevklerine göre yaratmış bu dünyayı adı da… Adı önemsiz, aslında o kadar mutluyuz ki bunu düşünmemize pek gerek yok. Neden düşünelim kurucumuz bizim için düşünmüş, geriye sadece yaşamak kalmış. Nasıl yani? Düşünmeyen insan mı olur? İnsan olduğumuzu kim söyledi…

      Okurken kaşlarınızı çatıp, “Bu da ne şimdi?” dediyseniz amacıma ulaştım. 

Bahsetmek istediğim şeyler çok basitti aslında. Ütopya kavramı ne kadar güzel gözükse de, şu günlerde hep aklımda yankılanan şeyler şu üç kelime: Bunları ekrana doğru uçuşan kelimeler gibi hayal edin. “UYUŞTURULMUŞ DÜŞÜNCESİZ BEYİNLER”

Ütopya ve distopyanın ortak noktasıdır bu aslında. Aynı tip, aynı giyinen, düşünmeyen insanlar. Peki ya farklılıklarımız? O güzel kendine has karakterlerimiz…Onların hiç değeri yok mu sizce? Her olayı farklı algılayıp yorumlamamız ve bunu farklı biçimlerde dışarı vurmanın bir kıymeti kalmamış gibi kötülüklerden arınmış bir dünya diliyoruz her gün. Evet ben de diliyorum. Her bir çocuğun canı yandığında, ağlamak istiyorum mesela. Ya o canı yanan çocukların karakterlerinin gelişimi diye düşünmeye başladım son zamanlarda… Ya acılarımız, bizi bu kadar farklı ve kendimize özgü yapıyorsa? “İncinen duygularla yazdıklarımın, benim için daha özel ve farklı bir yeri olması bu yüzden mi?” demeden edemiyorum. Mutluluk üzerine yazan bir şair tanımıyorum mesela ben. Belki benim cahilliğimden kaynaklanıyordur. 

        Tabii ki çok tartışmalı bir konudan bahsediyorum. Fakat oturup kendime acımaktansa, başka yollar bulmaya çalışırken rast geldim bu düşüncelerle. Beni ben yapan herkese teşekkürlerimi sunuyor, sizi siz yapan her şeyi kucaklamanızı umarak bitirmek istiyorum.

Sevgilerle,

(NF-Change şarkısını yazıyı okuduktan sonra dinlemeniz önemle rica olunur.)

                                                                                                           Yazar: Sema Nur Terzi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.