Benimle birlikte söyler misin?

Ancak bildiğim tek bir şey varsa o da yalnız olmadığım. En başta sen benimle değil misin Sevgili Okur?

Bu yazının okunma süresi yaklaşık 4 dakika sürmektedir.)

Zihnim sürekli kötü şeyler düşünmeli, hüzünlü şeyler üretmeli gibi geliyor uzun zamandır. İçimden geçen azıcık umut vadeden ya da neşe barındıran bir şey olursa hemen geri plana itiyorum. Mutlu olmayı hak etmediğimi, güzel düşüncelere kapılmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Ülkede bunca şey olurken, o kadar insan acı çekmiş ve çekiyorken mutlu olmak günahların en büyüğü gibi geliyor bana. Ama şunu unutuyorum sanırım: hepimiz insanız. Tabii ki duygularımız değişecek, düşüncelerimiz şekillenecek. Kimi zaman öfkenin şiddeti azalıp artacak, zaman zaman umut dolacak içimiz. Hepimiz insanız. Yaşadığımız şeylere verdiğimiz tüm tepkiler doğal. 

Unutmak istemek, elimizden geleni yapmaya çalışmak, canımızın yanması, bağırmak, çok zorlanmak, gerçekliği sorgulamak, yetersiz hissetmek, artan kaygılar, geceleri uyuyamamak… Hepsi doğal. Unutmak istemek, normalleşirse kolaylaşacağını düşünmek, sesimizin duyulmadığını hissetmek, umutsuzluğa kapılmak, uyanmak istememek normal. Bu süreçte yaşanabilecek her şeyi yaşıyor, artık ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Anormal durumlara verdiğimiz normal tepkiler bunlar. Zaman içerisinde değişmesi, daha da değişecek olması gayet normal. 

Kendini yalnız hissediyorsan diye yazıyorum bu satırları, değilsin. 

Elini uzattığında tutamam belki ama düşüncelerimde benimlesin. 

Zihninden geçenleri anlamlandırmakta zorlanıyorsan diye yazıyorum bu satırları, haklısın. 

Onları düzene koyamam belki ama benimkilerin de çok derli toplu olmadığını bilmelisin. 

Normale dönmeye çalışırken suçlu hissediyorsan diye yazıyorum bu satırları, dönebilirsin.

Eskisi gibi olmayacak belki hiçbir şey ama hepimizin zorlandığını bilmelisin. Ve elimden daha fazla ne gelir diye düşünüyorsan, oturduğun yerden bile destek olabilirsin. Anlamaya çalışabilir, bu zor süreci birinci dereceden deneyimlemiş insanlarla konuşabilir, “nasılsın” diyebilirsin. Ses çıkarabilir, şikâyet edebilir, fikir belirtebilirsin. Emin ol düşündüğünden çok daha fazlasısın. Düşündüğümüzden çok daha kalabalığız. Emin ol. 

Biliyorum kabul etmek zor geliyor yaşananları. Kolay da olmamalı zaten. Kabul de etmemeliyiz. Çok ağır, bu dünyayı böyle kabul etmek zorunda hissetmek… Düzeni değiştirmek için elimizden ne geleceğini sorgulamak… Hiçbir şeyin değişmeyeceğini söyleyenlere kulak tıkamak, tek başına gücünün yetmeyeceğini söyleyenleri duymazdan gelmek… 

İçimden bir ses bana da hep yalnız olduğumu, zihnimden geçenlerin anlamsız olduğunu, yeni bir normal bulmaya çalıştığım için suçlu olduğumu bağırıyor. Ve evet… O sesi susturmak sandığımdan da zor geliyor. Ancak bildiğim tek bir şey varsa o da yalnız olmadığım. En başta sen benimle değil misin Sevgili Okur? 

Eğer benimleysen senden bir isteğim var. Benimle birlikte söyler misin?

“Ya ben nasıl kabulleneyim

Bu dünya öyle bi giderken ağırıma?

Ya biz yanıp da sönmeye, zamansız ölmeye mi geldik dünyaya?” 

(Pelin-Nova Norda)

Yazar: Sebile Akın

Görsel kaynak: https://tr.pinterest.com/pin/678917712558792187/ 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.