Ütopyanın aslında bir distopya olduğunun fark edilmesini hiçbir çağ düzeni istemez.
Ben o distopyayı yakından gördüm. Yıkılmış bir şehri gerimde bıraktım.
4 Mevsim
Petrichor
Yas yağmurunun ortasında kalmış olmasam da pencerenin buğusundan görüyordum dünyayı; ikimizin arasında olan duvarlar gibi, benim duvarlarım gibi, senin çitlerin gibi.
Bir İllüzyon Olarak Var Olmak
Bulmak için kendimi, sabaha doğru yaktım mumları. Karşılaştığım gölgem ben koştukça ardımda beliriyor; ben hızlandıkça o da hızlanıyordu.
Çantadaki Hayatlar
Nasıl öğrenilir yaşamak? Nazım Hikmet Ran’ın dizelerinden mi, Genco Erkal’ın dinletilerinden mi yoksa Oğuz Atay’ın yaşamamışlığının serzenişinden mi?