Boğulmak

“İşin kötüsü ise kimse boğulduğunu fark etmez, yardımına koşmazdı. Olduğu yerde tekrardan hayata dönmeyi beklerdi…”

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakikadır.)

Boğulma; çevreden akciğerlere olan hava akışının mekanik olarak engellenmesidir. Bu

engel su veya yabancı bir cisim olabilmektedir fakat onun boğulması için suya veya yabancı

başka bir cisme ihtiyacı yoktu. Bizzat tanıdığı, bildiği kendi fikirleri bu görevi itinayla yerine

getiriyordu…

Ne zaman düşüncelere dalsa; yüzü morarmaz ya da bayılmazdı her zaman ama gözleri

sulanır aklı bambaşka diyarlara doğru yola çıkardı. Elleri boğazına sarılıp yardım dilenmek

isterdi ama o sadece kimsenin fark etmediği bir boşluğa dikerdi bakışlarını.

O boşluktan kurtulmak da tıpkı nefesini kesen şeyi ortadan kaldırmak veya çırpınıp

durduğu derin bir sudan çıkmak kadar zordu. Akan bir nehirden farkı yoktu düşüncelerinin,

ardı arkası kesilmeksizin akar bir nehrin önüne ne çıkarsa alıp götürdüğü gibi alıp götürürdü

aklındaki tüm çözüm yollarını.

Ah o engel olamadığı düşünceleri… Ne zaman etrafındaki sesler sussa, çağlamaya

başlar alıkoyardı onu kendinden. Biliyordu, elleri olsa çekmezlerdi boğazından bir saniye

olsun. Bu yüzden başkasının ellerine, derin bir suya veya herhangi bir cisme gerek olmadan

boğuluyordu. Çırpınamıyor, tekrar nefes almaya başlamak için üstün bir çaba gösteremiyordu.

Çoğu zaman yalnızca başı hafifçe öne eğilir derince bir nefes alırdı. Nefes aldığını,

boğulmanın hiçbir emaresini göstermediğini kanıtlamaya çalışırdı kendine ama tüm bu

düşünce selinin içinde boğulmamanın mümkün olmadığını bilirdi.

Hayatına çiçek açtıran tüm umutları bir selin içinde alıp götüren bu düşünceler ansızın

gelirdi. Çoğunlukla sessiz zamanları kovaladığından sürekli bir ses arardı, düşüncelere

odaklanmaktan itinayla kaçardı ama artık seslerin içinde dahi çağladığını fark etmişti. Bazen

kalabalık içinde bazen en mutlu olduğu anlarda, tüm umutları içinde biriktirirken hepsinin

boşa olduğunu hatırlatmaya gelirdi.

Felaket senaryolarını tek tek akıtırdı. Ve tam o anlarda boğulmaya başladığını fark

eder dikerdi bakışlarını bir boşluğa. Bolca yutkunur, ayağını hızlı bir ritimle sallar ve bir dizi

görünmez boğulma emaresi gösterirdi. İşin kötüsü ise kimse boğulduğunu fark etmez,

yardımına koşmazdı. Olduğu yerde tekrardan hayata dönmeyi beklerdi…

Yazar: Ceren Özmen

Görsel kaynağı: Yapay zekâ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.