(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)
Bazen şu an hayatınızın hangi aşamasında olduğunuzu, ne kadar aşamayı geride bıraktığınızı ya da önünüzde kim bilir daha ne kadar aşama olduğunu merak ettiğiniz anlar olur. Şu anın hissettirdikleri bir yana; çoğu zaman geleceğin belirsizliği, düşüncelerin giderek karmaşıklaştığı bir duruma itebiliyor bizi.
Bu durum, karanlık ve bulutlu bir gecede gökyüzüne baktığım zamanlar gibi canlanıyor zihnimde. Zaman geçtikçe bulutlar dağılacak mı yoksa giderek daha fazla mı kararacak gökyüzü? Bir sonraki aşamanın ne olacağını yalnızca bekleyerek görebiliyorum. Beklerken görebildiğim bir başka şey ise yıldızlar. Hava böyle olunca görmek daha da zorlaşıyor ancak bulutlar hareket ettikçe aslında başından beri orada olduklarını anlıyorum, tıpkı hayatımdaki yıldızlar gibi.
Karanlık çöktüğünde ilk ortaya çıkan, bazen parlak bazen soluk da olsa her zaman yanımda olan yıldızlarım… Bazıları çok eskiden beri orada, bazılarıysa daha yeni yer alıyor koca gökyüzünde ama hepsinin bana gösterdiği ışığı hissedebiliyorum. Beraber geçirdiğimiz her an, günden güne çoğalan anılarım, ben de bıraktığınız izler bana şu anda kalmanın aslında hiç de fena bir fikir olmadığını her seferinde hatırlatıyor. Elbette gelecek belirsiz ve düşündürücü bir kavram fakat ışığınızı hiçbir zaman esirgemediğiniz gibi o anda da yolumu aydınlatıp benim için her zaman burada olacağınızı, en karanlık zamanlarda bile ışıl ışıl parlayacağınızı biliyorum.
Geleceğin ne getireceğini kestirebilmemiz mümkün değil ancak bu uzun yolda bir yere varmaktan ziyade, varana kadar neler biriktirdiğimize odaklanmak bize neler kazandırabilir? Bazen bizi şekillendiren basit, küçük detaylar olabiliyor ve bu detayları sadece varış noktasına odaklanarak kaçırma ihtimalimiz çok yüksek. Amansızca koşup istediğiniz yere varabilirsiniz ki bu güzeldir de; fakat aslında varılan yerin sandığınız kadar önemli olmadığını fark ettiğiniz zaman, kaçırdığınız ne çok şey olduğunu fark ettiğiniz zamandır. Vardığınız noktadan geriye dönüp bakınca yalnızca hedefe yönelik koşan izlerinizi görmek büyük bir pişmanlığa yol açabilir.
Bana sorarsanız, yıldızlarımız bizi bu yolculukta olası pişmanlığı yaşamaktan alıkoyan ışıklarımız. Belki de bu yüzden, bazen sadece durup gökyüzüne bakmak gerekiyor. Geçmişin izlerini, bugünün ışıklarını ve geleceğin belirsizliğini aynı anda hissedebilmek için. Çünkü ne olursa olsun, gökyüzünün aydınlık olduğu kadar karanlık da olabileceğini, her çıkışların bir inişi olduğunu, hata yapmanın çok insani bir eylem olduğunu, bazen bazı şeyleri kontrol etmek istesekte edemeyeceğimizi, bunların hepsinin hayatın bir parçası olduğunu unutma. Bilirsin hayat böyledir, neler olacağını göremiyoruz. Ancak kafanı kaldırıp gökyüzüne baktığında yalnız olmadığını, senin için her zaman birilerinin olduğunu görebilirsin.
Geleceğin ne getireceğini bilmiyorum ve hiçbir zaman bilemeyeceğim. Ama artık o kadar da önemli değil. Çünkü yürüdüğüm yolun her adımında; gökyüzümdeki yıldızlarla, biriktirdiğim anılarla ve öğrendiklerimle ilerliyorum. Ayrıca biliyorum ki hangi aşamada olursam olayım, yıldızlarım bana hep rehberlik edecek.
Gökyüzümde parlayan en büyüleyici ışıktan, bana eşlik eden tüm yıldızlarıma sevgilerimle.
Tuana Bozdemir