Ya Düşmezsek?

"Acıttığı kadar içinizde kelebekler uçuran bir zamansızlıktı aşk. Gece ile gündüzün karıştığı, ömrü kısa olsa dahi kelebeklerinizin özgürlüğe kavuştuğu tatlı bir nüansıydı hayatın." 

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 4 dakikadır.)

Aşk, bisiklete binmeye benzer, diyor Adsız Aşıklar dizisinde. “Bisikletten düşünce suç bisikletin olmuyor, ben daha iyi binmeyi öğrenmeye çalışıyorum sadece.” diye de ekliyor devamında. Sevgili okurlar, bisiklete binmeyi çok seven ama durmadan düşen biri olarak sarsıldım bu cümleler zihnimde yankılanınca. Hepimiz zaman zaman bisikleti suçluyoruz öyle değil mi? Canımız yanıyor, dizlerimiz kanıyor diye bir daha bisiklete binmeye korkar oluyoruz.

Aslında, sanırım, biz sadece arada bir bisikleti sürmeyi beceremiyoruz. Bazen yanlış insanları yoldaş edinip doğru bir yolda ilerlemeye çalışıyor, tökezliyoruz; bazense insan doğru olsa dahi yolun tümseğine takılıp düşüyoruz. Sizlere doğrusunun ne olduğunu anlatmayı çok isterdim ama cevabı ben de bilmiyorum. Sadece şunu biliyorum ki, bisikletten düşünce suç bisikletin olmuyor, biz gittikçe daha iyi binmeyi öğrenmeye çalışıyoruz sadece.

Aslında, bu cümleleri duyana kadar aşkın bir hezeyandan ibaret olduğunu ve benim de durmadan aynı hezeyanlarda yanıldığımı düşünüyordum. Aşk, acının eş anlamlısıydı; sadece literatürde böyle geçmiyordu. Aşk dediğimiz vesvese, kulağımıza okunan bir ninni gibi insanı ayakta uyutuyor ve gerçeklerden alıkoyuyordu. Ben de aşkın acı yüzünü deneyimledikçe kendisine bileniyordum. 

Oysa, sevgili okurlar okyanusta boğulduk diye okyanus tehlikeli bir yere mi dönüşürdü? 

Okyanus, yüzlerce cana ev sahipliği yapan bir ekosistem değil miydi aynı zamanda, biz boğulduk diye derin sular tehlikeden mi ibaret olurdu? Elbette hayır. Aşk da tıpkı okyanus gibi derinliği olan, boğulma ihtimali hep bulunan; ama capcanlı bir sistemdi aslında. Acıttığı kadar içinizde kelebekler uçuran bir zamansızlıktı aşk. Gece ile gündüzün karıştığı, ömrü kısa olsa dahi kelebeklerinizin özgürlüğe kavuştuğu tatlı bir nüansıydı hayatın. 

Aşkı özel yapan şeylerden birisi de bu satırları okuyan herkes için öznel bir karşılığının bulunması bana sorarsanız. Ben okyanus derim, bisiklet derim; siz avuç içine kondurulmuş öpücük dersiniz, unutulmamış bir söz, düşünülmüş bir jest… Herkes için acı bir yansıması da vardır elbette. Ben bu satırları işlerim, siz gecenin üçünde pencereden izlersiniz size akmayan hayatı. Ne olursa olsun sevgili okurlar, bisikletten düşeceğiz ve o bisikleti sürdüğümüz anlarda hep özgür hissedeceğiz. Unutmamalıyız ki biz korksak da korkmasak da aşk var ve olmaya da devam edecek. Aşk, içinizde bir yerlerde can bulmayı bekleyecek. Belki birisine karşı, belki bir kediye, belki kendinize, belki yaptığınız bir meşgaleye… Aşk hep şekil değiştirecek ve içinizde aynı döngüde can bulacak. Doğacak, büyüyecek ve bir gün ölecek. 

Ölecek çünkü sizi bilmem ama bence bizler dahi sonsuz bir müddet can bulamıyorken yeryüzünde, ben “Sonsuza kadar mutlu yaşadılar.” cümlesinde aşkın sonsuzluğundan bahsedildiğini düşünmüyorum. Aşk da kelebek gibidir, kozasındayken ölür ve yeni bir forma dönüşür: Alışkanlık, sevgi, huzur, güven… Öznel bir dönüşümle son bulur aşk. İşte öyle sevgili okurlar, aşk çok bilinmeyenli bir denklem gibi çözülmeyi beklerken içimizde, sizlere onun var olduğunu ve sadece bizlerin arada tökezlediğini hatırlatmak istedim. Bu döneme rağmen, bize rağmen aşk var.

Unutmayın, bisikletten düştük diye bisikletin suçu yoktur. Tek yapmamız gereken bisikleti daha iyi sürmeyi öğrenmektir. Son olarak bu yazıyı zamanında aşka dair yazdığım Hazan Mevsimi isimli şiirden bir kesitle noktalamak istiyorum.

Bir mısranın peşindesin,
Noktası virgülünü çalmışlar.
Dizesiz bir şiirin,
Öznesini yüreğinden dağlamışlar.

Çıktın sokak arasından,
Kimsesizliğin ardında kalmış.
Terk-i diyar ettiğin yalnızlık,
Şimdi senden daha kalabalık.

İşgalinden selamet çıkamayan,
Bir ruhun son sözleri bunlar.
Aklın bende kalmasın,
Anlasa anlasa beni, yokluğun anlar.

Aşkla kalın.

Almina Kesler

https://pin.it/75ZOb9Lpt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.