(Bu yazının okunması yaklaşık 4 dakika sürmektedir.)
Her yer ışıl ışıl; ağaçlar süslenmiş, sokaklar ışıklandırılmış. İnsanların gözünde bile bir canlılık var. Belki yeni yıla açılan kucağın heyecanıdır bu belki de geçirdiği zorlu seneden kurtulmanın verdiği rahatlıktır. Ama ne güzel işte sonunda da olsa bir hayat belirtisi gösteriyor, hala yaşıyorum diye!
Tüm bu koşuşturmacaların yanında yepyeni hayaller kuruluyor, planlar yapılıyor. Tüm sene boyunca ertelenen ne varsa bu kez son olarak yeni yıla yıkılıveriyor. Kimi planlar cesaret edinmeyi bekliyor, kimisi tanınmayı, kimisi ise fark edilmeyi… 31 Aralık akşamı saat 23.59’a kadar süre verdim hepsine. Saat tam 00.00 oldu mu istediğim kişi gibi olacaktım. Zaten kaç pazartesi ertelemişim, kaç haftalar geçmiş, son kozumu oynuyorum bu sefer.
Küfür etmeyi bırakmakla başlayacağım mesela, kendime de hiç yakıştırmıyordum zaten. Cıvıl cıvıl konuşup, konuştukça sevgi saçarken küfür bunun neresinde olabilirdi ki? Ya da şu an ettiğimden daha çok küfretmek istiyorum. Sinirimi bastırıp susarak, dişlerimi sıkıp sonradan ağrısını çekmek yerine bağıra çağırma kusmak istiyorum öfkemi, kendime sert sınırlar koymak yerine.
Yüzleşmelere kapı açmak istiyorum bu sene. Halletmeden kapatıp üstüne defalarca kilit vurduğum kapıları tek tek açmak istiyorum. Çocukluğumu alsam karşıma, o an yaşadığım her şeyi kabul ettiğimi affettiğimi söylesem, bugün nasıl olduğumu anlatsam, geleceğin belirsizliği hakkında sohbet etsek biraz… Eminim küçük Duygu, bugün olduğum konuma, hissettiğim tüm duygulara belki de en çok büyümüş olmama şaşıracak.
Hep ertelediğim ve asla alışkanlık haline getiremediğim sağlıklı beslenmeyi, spor yapmayı, güneşle birlikte uyanmalı bir rutin hayata başlamak istiyorum mesela. Kendime verebileceğim en güzel yeni yıl hediyesi, ona iyi bakmak olabilir bence. Bir yandan da saatlerce uyumak, yataktan çıkmayıp tembellik etmek, hayatsızca dizi izlemek istiyorum; upuzun bir senenin ardından dinlenmeye de hakkım vardır herhalde.
Hala daha çok öğrenmek istiyorum, daha çok okuyayım, daha çok araştırayım istiyorum. Okunmayı bekleyen binlerce kitapla tanışayım, keşfedilmeyi bekleyen tüm şarkıları açıp dinleyeyim. Tüm bunların yanında farkındalığın getirdiği yorgunlukla kapalı kutu olmak istiyorum zaman zaman. Bu kadarı yeter diyebilmek istiyorum.
Tüm duyguları tanımak, hepsini doya doya yaşadığım bir sene geçirmek istiyorum en çok. Hepsini misafir edebileyim hayatımda, iyi veya kötü diye sınırlandırmadan. Yaşadığımı daha çok yazacağım, yazdıkça kendime ışık tutacağım. Daha buraya yazamadığım kaç ikilem varsa bir seçim yapacak, birtakım kabullenmeler yaşayacak ve ne olursa olsun “İyi ki!” diyebileceğim.
Bu sene de hangi yeni kararı uygularsam, ikilemlerden hangisini seçersem seçeyim yeni yıllar hep iyi geldi, yine çok iyi gelecek. Ama gelirken şu sorunun yanıtını da getirse çok iyi olur: “Yıl mı yeni, yoksa benim mi yeniliğe ihtiyacım var?”
Yazar: Duygu AKKUŞYazı görseli: https://i.pinimg.com/564x/02/53/27/025327a6ef67da79787a83ace7fe3247.jpg