Tonların Doğası

Güneş sayesinde mutluluktan coşan çiçek, parlak bir görüntüye ulaşır. Seni kıskandırırcasına oynaşır.

(Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

Doğayla eşsiz bir buluşmanın hayalindeyim. Ben ki günlerdir toprağa dokunmamış, rüzgarın sesini bile duymamışım… Biliyorum, şimdi yeni bir başlangıç vakti.

Rüzgar sebebiyle oynaşan ağaçları duymak istiyorum. Toprağa dokunacağım, yeşilin tonlarını fark edeceğim. 

Daha önce hiç renk görmemiş gibi merakla renkleri seyredeceğim. Nasıl olur da bir rengin onlarca ve hatta yüzlerce tonu olur… Her defasında şaşırıyorum!

Doğaya olan aitliğim içimi parçalayacak gibi oluyor.

Çocukken öğrendiğimiz iki ton mavi vardı mesela. Sonradan anladım ki renk tonları; pigmentlerinin birbirinden farkı sayesinde oluşur. 

Tıpkı insanlar gibi yani. 

Gerçek şu ki hepimiz birbirimizden oldukça farklıyız. Biz, biricik insanlar…

İnsan deyince hepimizin zihninde belli başlı bir imge belirir. Ama insanların hepsi birbirinden öylesine farklıdır ki, saymakla bitmez. Renkler de böyledir işte. Renkler de bizler gibi canlıdır. Onlar da hareket eder ve sahip olduğun perspektife göre çeşitlenir. 

Gün ışığı altındaki çiçeğin rengi ile loş bir odadaki çiçeğin rengi de aynı olmaz. Güneş sayesinde mutluluktan coşan çiçek, parlak bir görüntüye ulaşır. Seni kıskandırırcasına oynaşır. 

Karanlık ve loş bir ortamdaki çiçek de pek sıkılır. Güneşi görmediği için renkler üzülmeye başlar ve değişmek ister. 

Hiçbir zaman istediği rengi kağıtta göremeyen çocukluğunuzu hatırlayın. Aynı renk, yüzeyden yüzeye değişir. Boyanın çeşidi de önem taşır. Kuru boya mı, yağlı boya mı… 

Rengin kaynağı fark eder! Her rengi istediğiniz yere konumlandıramazsınız. Bir ahenk gerekir. Uyumu görmeyen renkler hemen uzaklaşır oradan. Ben nerede yanlış yaptım diye düşünmeye başlarsınız. Her zaman bu uyumu yakalayamazsınız işte. Renkleri memnun etmek öyle kolay değildir!

Yalın ayak yürüyorum. Toprağın sertliğini hissediyorum önce. Yeşil ve kahverenginin kendine has uyumunu kıskanıyorum. Bir yandan da bu iki rengi hayatıma daha çok katmalıyım diye düşünüyorum.

Esintiden fazlası varmış burada. Ağaçlar pek şikayetçi bu sert rüzgardan.

Daha da heyecanlandım. Oradan oraya koşmaya başladım. Doğanın sahip olduğu dengeyi içselleştirdim biraz da. 

Mutluluğun verdiği bir duygusallık var üzerimde. 

Sonunda istediğim yerdeyim. Biliyorum ki burada hoş karşılandım. 

Yazar: Samet Can Avcu

Görsel Kaynağı: Sahibi Benim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.