Sihirbazlarla Büyüdüm

Sihre inandığım zamanları hatırlıyorum. İmkansızın olmadığını düşündüğüm zamanlar. Benim müdahale edemediğim dünyada olağanüstü şeyler olurdu ve ben sadece izlerdim. Kimi insanların sihirli güçleri vardı hatta. Ne kadar özeller diyordum o insanlara, her şeyi bilirlerdi ve en doğru kişi onlardı. Bana nasıl biri olmam gerektiğini anlatır, sihirli güçlerim olmasa bile mükemmel olmam için çabalarlardı. Bana en iyi şekilde bakarlar ve çok ileride benim de bir sihirbaz olmam için eğitirlerdi. Onlara karşı gelinmezdi çünkü mantıksızdı. Doğru olana söz söylenmezdi ki, hatalı biri varsa o bendim, yani öyle olmalıydım.

 

Ben sihirbazlarla büyüdüm. Yaşadığım evde iki yetenekli sihirbaz vardı. Mükemmel bir sihirbaz olmamak için hiçbir sebebim yoktu. Ben de bunun için uğraştım hep; mükemmel olmak. O zamanlar tabi imkansız diye bir şey yoktu, dedim ya çok inandım mükemmel olacağıma. Kurbağa bacağından tutun dana gözüne kadar bin bir çeşit malzemeden yapılan iksirler sayesinde büyüdüm, o dev gibi kocaman ulu sihirbazların boyutuna ulaştım, evet ama mükemmel miydim? Neden hala hatalarım oluyordu anlamıyordum. Yoksa iksirler işe yaramamış mıydı? Mümkün değildi, sihirbazların iksirleri kusursuz olurdu tıpkı onlar gibi. Demek ki sorun bendeydi, ben onlara layık olamamıştım ve gözlerindeki hayal kırıklığını görür gibiydim. Farkındalardı, onlar kadar mükemmel bir sihirbaz olamayacaktım. Olamadım da. Kusurluyum ama bunu ben seçmedim. Şu anki aklım olsa sihirbaz olmaya çalışmak yerine direkt kusurlu olmayı seçer miydim? Hayır. Ama işte belki de seçmeliyim.

 

Yazar: Sinem Begüm Akiş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir