Playlistin Aslında Sensin

1“Bağzı kahrolasıcalar” sevdiğiniz meyveden resimde gördüğünüz ilk renge, isminizden saçma bir tasnifle oluşturulmuş burcunuza kadar sizi her şekilde tanıdıklarını mı iddia ediyorlar? Gel vatandaş gel, kanma onlara. Abilerim ablalarım bu ekranda gördüğünüz yazı SPSSlerde boğulup APA’larda can verilerek yapılmış bir araştırmanın sonucudur. Yani umarım öyledir dergilerde falan yayınlanmış bir araştırma sonuçta. Ben APA’da, SPSS’te can veriyorsam herkes verecek arkadaş, yok öyle bedavalı araştırma.

Dönem sonu araştırmalarına olan kinimi azıcık da olsa attığıma göre yazıya girebilirim. Yine müzikten bahsedeceğiz. Bu meret acayip bir icat. İnsan ürünü olan en güzel şeylerden. Ve o kadar uzun süredir hayatımızda ki üzerine de bol bol araştırma yapılıyor haliyle.

Hemen hemen hepimiz bir müziğin belki de ilk 30 saniyesinde falan o müziği sevip sevmediğimize karar veririz. “next” ile “repeat” arasında karar vermemiz bu kadar hızlı ama neye göre karar veriyoruz? “Benim kulağım benim kararım.” demeyin hemen aslında müzik seçimi de beynimizin işleyişi hakkında bize ipucu verebilir. “Plos One” adlı dergide yayınlanan bir makalede müzik tercihimizle empati düzeyimiz ve bilişsel tarzımız arasında bir ilişki olabileceği belirtiliyor.

GIF

Genelde müzik zevkinin yaşa, kültüre ve kişiliğe göre değiştiğine inanılır. 2003 yılında yapılan bir araştırmada (Journal of Personality and Social Psychology) yeni deneyimlere açık insanların “caz, blues, klasik ve folk” müzikten; dışa dönük ve uysal insanlarınsa “pop, film müziği, dini, elektronik ve dans” müziklerinden hoşlandığı gibi bir sonuç çıkmış.

GIF

Başka bir araştırmada ise 4.000 katılımcı ile bir Facebook uygulaması üzerinden dinletilen farklı türlerdeki 50 müziğe verilen tepkiler ölçülmüş ve bir test uygulanmış.

Araştırmanın sonucunda empatik eğilimi yüksek insanların daha sakin olan R&B, soft rock ve çağdaş türleri, Avrupa popunu, Latin müziklerini severken punk ve ağır metal gibi türleri de küçümsediği ortaya çıktı. Sistematik eğilimi yüksek insanlarda ise daha çarpıcı/yoğun müziklere karşı bir ilgi varken sakin ve çağdaş müziklere karşı ise negatif bir tavır gözlemlendi.2

Alt türlere inildiğinde bile empatikler sakin, yumuşak türler seçerken sistematikler aşırı sesli, çok yönlü türlere eğilimliler.

İnsanın aklında deli sorular; Acaba beynimizin “empatik ya da sistematik” olması mı müzik türünü belirliyor yoksa tersi de mümkün mü? Yani “sakin ve duygu ağırlıklı” müzikler dinleterek empati düzeyini arttırabilir miyiz? Araştırmanın özellikle empati düzeyi düşük olan otizme sahip bireylere yardımcı olması umuluyor.

Ne diyelim “May the empathy be with you!”

Kaynakça niyetine;

  • http://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0131151

YAZAR: Mehmet YURTÇU

Mehmet Yurtçu

TPÖÇG Blog Yazarı | Çağ Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir