(Bu yazının okunması yaklaşık 3 dakika sürmektedir)
Hayatı nasıl yaşayabiliriz veya neye iyi bir hayat diyebiliriz? Yalnızca güzel anlardan mı oluşmalı yoksa talihsizlikleri de kapsar mı?
Madalyonun arkası olmasa ön yüzüne bakabilir miyiz?
Aslında iyi hayat anlayışımızı oluşturan yaşadığımız iyi ve kötü olan her şeyi kapsar. Eğer her bir pişmanlığımızı, hatalarımızı üst üste koyabilseydik eminim ki her birimizin son derece farklı, görkemli ve güçlü kuleleri olurdu. Neyi gösterir bu kuleler, ne ifade ediyorlar bizler için?
Kötü deneyimlerimiz hayatın kaçınılmaz bir parçası ve gerçeği. Belki bir süre sonra hatırlamayacağımız ya da asla unutamayacağımız anlara sahibiz her birimiz. Fakat aynı zamanda bizi geliştiren, dünden daha dayanıklı olmamızı sağlayan anlardır. Her bir anımız bize birbirinden farklı tecrübeler katar ve kulelerimizi de bu tecrübelerin tümü olarak görürüm.
Kulelerimize eklediğimiz her parça herkesten hatta bir önceki eklediğimizden bile farklıdır. Anları eşsiz kılan da budur, çünkü hiçbir zaman aynı anı birden fazla kez yaşayamayız. Yaşamımız boyunca sayısız kez farklı parçalar ekleyeceğiz ancak önemli olan bu kulelere kendimizi, kendimiz tarafından kapana kıstırmamak. Hatalarımıza, pişmanlıklarımıza kendimizi hapsetmek bize geçmiş sorunlarımızı telafi ettirmeyecek aksine ızdıraptan başka bir şey kazandırmayacaktır.
Hata, anlamsal olarak sürekli negatif algıladığımız bir kelime ama aslında hatalar yaptığımızda hayat orada son bulmuyor. Oysa insanı yaptığı doğrular kadar, hataları da doğruyu bulmasına yardım eder. Çünkü hata yaptıkça fark ederiz, gelişiriz, anlarız. Bir şeylerin yanlış gitmesi, gitme ihtimali seni korkutmasın çünkü hiçbir şey mükemmel olmak zorunda değil. Yalnızca öyle olması gerektiğine inanıyoruz.
İyi bir hayat sürdürmek hatalardan uzak bir hayat anlamına gelmez. Yaşarken bize yolu gösteren tabelalar olarak hayal edebilirsiniz. Denenmiş farklı bir yol olarak da görebilirsiniz ki zaten önemli olan doğru olmasından ziyade denemiş olmanızdır. Tıpkı Albert Einstein’ın belirttiği gibi ‘‘Hiç hata yapmamış bir insan, hiçbir şey denememiş demektir.’’
İyi bir hayat anlayışımızı bu tür farkındalıklarla beslemek, bize daha ideal ve tatmin edici bir yaşamın kapılarını aralar. Hatasız olmak gibi katı kurallarla yaşamaya çalışmak oldukça yorucudur ancak bunu esneterek daha gerçekçi yaklaşabiliriz. Kulelerimiz aslında bunca zaman öğrendiklerimizin birer yansımasıdır ve şu anki bizi oluşturur. Şefkatle yaklaşıp incelemekten asla zarar gelmez tam aksine hatalarımızı ütopik bir canavar olarak görmemeye başladığımızda kulelerimize eklediğimiz parçalar bize yük olmayacaktır. Şimdi tekrar sormak istiyorum:
Madalyonun arkası olmasa, ön yüzüne bakabilir miyiz?
Tuana Bozdemir
Görsel yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.