Hatırlamak

Bu kadar bilinmezliğin içinde sadece şunu biliyorum; kabullenmek en güzel ilaç.

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

“…Ve içimde geri dönmek korkusu var. Hiçbir şey hatırlamak istemiyorum. Elimi cebime sokarken, bana iki gün evvelini hatırlatacak bir kâğıt parçasına, bir şeye rastlamaktan bile korkuyorum.”

Peyami Safa

Korkuyorum işte. Geçmişteki benden, büründüğüm o kişiden. İçimde tuttuğum tüm kötülüklerden, acının verdiği güçten. Tüm bunlara geri dönmekten korkuyorum. Şimdi ne değişti deseler ben de bilmiyorum. Tüm kaçtığım şeylerin ben olduğunu farkındayım ama istemiyorum.

Dürüstlük mü bu deseler onu da bilmiyorum. Daha çok kendime acımasızlık gibi farkındayım.

Tek isteğim hatırlamamak geçmişi. Yeni bir hayatta bambaşka biri olarak uyanmak. Bir daha hiç hatırlamamak. Özellikle neyi unutmak istiyorsun deseler onu da bilmiyorum. 

“Ah hafıza huzurumun baş düşmanı.”  Diyor Cervantes. Şiirlerden, kitaplardan, yazarlardan çok etkilendiğimden midir bilmiyorum ama tam şu an bunu benimsiyorum. 

Tamam diyorum, o gün bugün bıraktım her şeyi geçmişte ve atıyorum adımımı dışarıya. Nereye gideceğim onu da bilmiyorum çünkü nereye atsam adımımı orası geçmişim. 

Bir şeyi ne kadar unutmak istersen o kadar hatırlarmışsın. Beynimde bu kadar unutma isteği varken daima hatırlamam bu sebepten olsa gerek. Nasıl başaracağım bilmiyorum.

Kendime olan kızgınlığımdan değil bu söylediklerim. Sadece beynimde dönüp duran geçmişin olay örgüsünden nasıl çıkacağım bilmiyorum. 

Bu kadar bilinmezliğin içinde sadece şunu biliyorum; kabullenmek en güzel ilaç. 

Her yazdığım satırı defalarca okuduğumdan defalarca hatırlıyorum her şeyi. Unutsam bile bir kâğıt parçası yetecek her şeyi hatırlamaya. İşte o an kabulleniyorum; korkuyu, acıyı, hüznü… 

Başka çare göremiyorum, bulamıyorum, bilmiyorum. 

Ve merhaba diyorum korkularıma. Okuyorum tüm kâğıt parçalarını. Rastladığım tüm anıları hatırlıyorum. Artık korkudan daha çok ilham oluyorlar bana. 

Ve atıyorum adımımı dışarıya. Yine bilmiyorum nereye gittiğimi fakat bu belirsizlik korku vermiyor artık bana. Sonu belirsiz adımlar heyecan uyandırıyor. Her adımda bir sonraki adımımın nereye olduğunu merak ediyorum. Artık ne geçmişteyim ne gelecekte sadece olmak istediğim yerdeyim. Kendimdeyim.

Yazar: Rumeysa Soyöz

Görsel Kaynak: https://www.boredpanda.com/honest-conceptual-illustrations-part-2-stephan-schmitz/?media_id=2006754&utm_source=pinterest&utm_medium=social&utm_campaign=organic

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.