Eyvah! Telefonumu Kaybettim

Bir dakikanızı ayırıp telefonunuzu kaybettiğinizi düşünün. Şok olduğunuzu, her an ağlayabilecek durumda olan yüz ifadenizi, nerede ve nasıl kaybettiğinizi, yükselen anksiyete seviyenizi, ahh ben şimdi ne yapacağım diye diz dövüşlerinizi düşünün. En fazla kaç gün telefonunuz olmadan yaşayabilirsiniz? 24 saatten az ise, geçmiş olsun herkese bağımlılığı kondurup kendimize gelince aman ya ben bağımlı değilim, telefon olmadan da gayet güzel yaşayabilirim dediğiniz o özgüven dolu cümleleri şimdi rafa kaldırma zamanı.
Kabul edelim, telefonumuz olmadan yaşayamıyoruz. Varlığı küçük ama hayatımızdaki yeri o kadar büyük olan bu akıllı cihazlardan vazgeçemiyoruz. 7’den 70’e her birimizin elinden, dilinden hatta yatağımızdan bile ayırmadığı bu cihazlar… Sabah gözlerimizi açar açmaz en önce onu görüyor, gün boyu en çok onunla vakit geçiyor, yine ona dalıp uyuyakalıyoruz. Telefonların değil ama bizim şarjımız bitiyormuş gibi koşar adımlarla prizlere gidiyoruz.  5 dakika kaybolsa hemen tedirgin oluyor, telefonum nerede diye alevler püskürtüyoruz dört bi yana. Ahh Graham Bell sen aşkın mucidisin!
Aslında tüm bu vazgeçilmezlerin sebebi, internetten kopmamak! Hayattan kopup güncel olandan kopamamak. İnternet o kadar vadetlerle gelip hayatımızın olmazsa olmaz yerine, en baş köşemize öyle güzel kuruldu ki temel ihtiyacımız gibi vazgeçilmez bi hal aldı. Öyle ki gönderileri beğenip, yorum yapmadığımız, gündem hakkında fikrimizi belirtmediğimiz, mutlu olduğumuzu kanıtlarcasına bol bol paylaşımlar yapmadığımız günümüz yok. Sadece sosyal medya da değil, her günümüzün emojilerle, mailerle, mesajlarla dolu olduğu asla onlardan kaçamadığımız bir dünya; teknoloji.

Kötü mü? Elbette değil. Teknolojinin hızla gelişip, kolaylıklar sağlaması bir asrın mucizesi. Bunu inkar edemeyiz öyle değil mi? Ama doğru ve ölçülü kullanmamız gerektiğinin farkına vardığımızda vazgeçilmezlerimizden vazgeçebilmek o kadar da kolay olmuyor.

     Yeni çağda maslow ihtiyaçlar Hiyerarşisi 

Nedir bu bağımlılık ? 

Bireyler sigara, alkol, uyuşturucu gibi birçok maddeye bağımlı olabilirler. Ancak bağımlılık denince akla sadece sigara, alkol, uyuşturucu vb. madde bağımlılıkları gelmemeli, bunun yanında fiziksel bir maddeye dayanmayan, davranış tabanlı yeme bağımlılığı, oyun bağımlılığı, seks bağımlılığı, bilgisayar bağımlılığı, televizyon bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı, internet bağımlılığı vb. bağımlılıklardan da söz edilebilir (Greenfield, 1999; Kim & Kim, 2002). Hem alkol, sigara gibi madde bağımlılığında hem de yeme, seks, internet gibi davranış bağımlılıklarında; davranış ya da eylemi kontrol edememe ve olumsuz sonuçlarına rağmen davranış ya da eylemin süreklilik arz etmesi bağımlılık kavramı için ortak özellikler olarak gösterilebilir (Henderson, 2001). 

Davranış tabanlı bağımlılıklar; yeme, kumar, seks vb. bağımlılıkların yanında insan-makine etkileşiminin kurulduğu teknolojik bağımlılıkları da kapsamaktadır (Griffiths, 1999). Davranış tabanlı bağımlılıklar kapsamında incelenen teknoloji bağımlılıklarında birey, pasif (örneğin televizyon) ya da aktif (örneğin bilgisayar oyunları) durumda olabilmektedir. Teknoloji araçlarının sahip olduğu ve etkileşim olanağı sağlayan ses, görüntü vb. etkiler bağımlılık eğilimini arttırabilmektedir (Griffiths, 1999). Teknoloji bağımlılıkları kapsamında medya bağımlılığı, televizyon bağımlılığı, cep telefonu bağımlılığı, bilgisayar ve internet bağımlılığı gibi bağımlılıklar ele alınabilmektedir. Özellikle internetin yaşamdaki yerinin ve öneminin giderek artması nedeniyle, oluşturduğu etkiler diğer bilgi ve iletişim teknolojilerine oranla daha çok önem taşımaktadır.Araştırmacılar internet bağımlılığını tanımlamak için DSM (American Psychiatric Association’s Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) kriterlerini kullanarak, DSM kapsamında bulunan seks bağımlılığı, patolojik kumar vb. diğer davranış bağımlılıklarından da faydalanmışlardır (Thurlow & diğerleri, 2004). İnternet bağımlılığı genel olarak, internet başında uzun zaman geçirme ve interneti kullanmayı kontrol edememe şeklinde ifade edilmektedir (Leung, 2004; Simkova & Cincera, 2004; Yellowlees & Marks, 2007). Başka bir ifade ile internet kullanımının bağımlılık olarak ifade edilmesinde ve tanımlanmasında en büyük belirti ve etken, bireyin internet başında aşırı zaman harcamasından meydana geldiği söylenebilir. Her madde kullanımında bağımlılık oluşmadığı gibi her davranışa karşı da bağımlılık geliştirilmeyebilir. İnternet kullanımının olumsuz etkisi ya da bir bağımlılık türü olarak karşımıza çıkmasındaki temel nedenlerden biri de kullanım miktarı ya da çevrimiçi olarak harcanan zamanın miktarıdır (Chou & diğerleri, 2005). İnternet başında uzun zaman geçirmek, internet bağımlılığının hem nedeni (Irwansyah, 2005) hem belirtisi hem de bir sonucu olarak düşünülebilir. İnternet bağımlılığında, internet başında geçirilen zamanın önemli bir belirti olmasındaki en büyük etken ise, araştırmalarda bağımlı kullanıcıların haftalık ya da günlük internet kullanım sürelerinin bağımlı olmayan kullanıcılardan dikkate değer bir oranda fazla olmasıdır.

İnternet bağımlılığı ile ilişkili olduğu düşünülen önemli kavramlardan birinin bireyin sosyalleşme ihtiyacı olduğu söylenebilir (Bayraktutan, 2005; Esen, 2007; Grohol, 1999). Bu ihtiyaç, gerçek yaşamda elde edilemeyen ya da kazanılamayan sosyalleşmenin, sanal ortamda geçirilmek istenmesi şeklinde düşünülebilir. Birey elektronik postalar, sohbet odaları, tartışma forumları ve çevrimiçi oyunlar aracılığıyla sosyalleşmeye çalışmaktadır (Grohol, 1999). İnternet aracılığıyla sosyal etkileşim kurmak isteyen bir birey, yüz yüze etkileşime sıcak bakmamaktadır (Caplan, 2002). Bireyin internete sosyalleşme ya da sosyal destek bulma amaçlı yönelmesi internet bağımlılığı riskini tetiklemekte ve birey toplumdan uzaklaşabilmektedir.(Thatcher & Goolam, 2005). Depresyonun, patolojik internet kullanımının gelişiminde önemli bir etken olduğu düşünülmektedir (Bayraktar, 2001; Young & Rodgers, 1998). Bununla birlikte internet bağımlısı bireylerde depresyon hali saptanmış ve depresyon ile internet bağımlılığı arasında güçlü bir ilişkinin olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda bağımlı bireylerin interneti kullanamadığı zamanlarda depresyon halinin gözlemlenmesi de mümkündür. Depresyon gibi “yalnızlık” kavramının da internet bağımlılığı ile güçlü bir ilişkisi olduğu düşünülmektedir.

Bağımlı mıyım ?  

• Kullanılan madde miktarının veya davranışa harcanan vaktin arttırılması,

 • Kullanım/davranış sıklığı azaldığında huzursuzluk, uykusuzluk, öfke gibi yoksunluk belirtilerinin görülmesi, 

• Sebep olduğu sorunlara rağmen sürdürülmesi, kontrolün kaybedilmesi,

 • Zamanın çoğunluğunun madde veya davranışla geçirilmesi

 • Bunun sorumlulukların önüne geçmesidir.

İnsan bağımlılık noktasına bir anda gelmez, adım adım ilerler. 

  1. İlk Aşama (Deneysel Kullanım): Kişinin bir site, oyun veya uygulamayı denemek için kullanmasıdır. Kullanımın tekrarı ileriki adımlara geçişi gösterir.
  2. İkinci Aşama (Sosyal Kullanım): Kişi belli bir oyun, site veya uygulamayı kullanan arkadaş grubuna dahil olmak ve grupta kalmak için buraları düzenli olarak kullanır. Sosyal kullanım genellikle bağımlılığı başlatan/sürdüren sebeptir.
  3. Üçüncü Aşama (Amaca Dönük Kullanım): Zevk almak, problemlerden kaçmak amacıyla kullanımdır. Yeterli sosyal çevreden yoksun kişiler can sıkıntısından kaçmak, problemlerini unutmak amacıyla teknoloji kullanımını tercih edebilir. Böylelikle gerçek dünyadan sıyrılarak sorunsuz bir dünya yaratırlar.
  4. Dördüncü Aşama (Bağımlı Kullanım): Bu aşamada kullanım başka problemlerden kaynaklanmaz, kendisi bir sorun haline gelmiştir.

Bağlan ama bağımlı olma 

  • Günlük internet kullanım saatlerini değiştirin.
  • Haftalık internet kullanımı çizelgeleri hazırlayıp, uyulmasını sağlayın.
  • Destek grupları ya da aile terapisi gibi yöntemleri hayata geçirin.
  • Yapmayı isteyip de fırsat bulamadığı faaliyetleri bir deftere yazmasını sağlayın, internet kullanmak için yoğun istek duyduğunda yazdıklarından birini yapmasını isteyin.

Kaç bildirim gelmiştir şimdi? 

Kaynakça 

American Psychiatric Association (1994). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 4th ed. Washington (DSMIV), DC: American Psychiatric Association.

Bayraktutan, F. (2005). Aile içi ilişkiler açısından internet kullanımı. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Yapı – Sosyal Değişime Bilim Dalı, İstanbul

Chou, C., Condron, L. & Belland, J. C. (2005). A Review of the Research on Internet Addiction. Educational Psychology Review, 17(4). 363-388.

Greenfield, D. N. (1999). Virtual addiction: Sometimes new technology can create new problems. Erişim tarihi 20.5.2008, http://www.virtual-addiction.com/pdf/ nature_internet_addiction.pdf 

Griffiths, M. D. (1999). Internet Addiction: Fact or Fiction?. The Psychologist, 12(5), 246-250

Henderson, E. C. (2001). Understanding addiction. University Pres of Mississippi. 4-153 

Kim, S. & Kim, R. (2002). A Study of Internet Addiction: Status, Causes, and Remedies- Focusing on the alienation factor – International Journal of Human Ecology , 3(1), 1-19

Kim, K., Ryu, E. & Chon, M. Y. (2006). Internet addiction in Korean adolescents and its relation to depression and suicidal ideation: A questionnaire survey. International Journal of Nursing Studies, 43, 185–192.

Yellowlees, P. & Marks, S. (2007). Problematic Internet use or Internet addiction?. Computers in Human Behaviour, 23

https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/teknoloji-bagimliligi

Yazar: Sena Karaosmanoğlu 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.