Dr.Suzanne Levy ile Bağlanma Temelli Aile Terapisi (BTAT)

1)MERHABA DEĞERLİ SUZANNE LEVY HANIM, ÖNCELİKLE KISACA KENDİNİZDEN VE KARİYERİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?

Drexel Üniversitesi Hemşirelik ve Sağlık Meslekleri Fakültesi’nde lisanslı bir klinik psikolog ve Bağlanma Temelli Aile Terapisi Eğitim Programı (BTAT)’ın eğitim direktörüyüm. Kariyerime, Chapel Hill’deki North Carolina Üniversitesi’nden “Klinik Psikoloji” doktoramı alarak başladım. 2004 sonbaharında Dr. Diamond ile BTAT eğitimi aldığım bir pozisyonda çalışmaya başladım ve 2010’da yayınlanan çalışmanın baş terapisti oldum. Doktora sonrası pozisyonunda bir yıl geçirdikten sonra, bir araştırma çalışmasında proje koordinatörü oldum ve BTAT’ın daha da geliştirilmesine katkıda bulunmaya başladım. Modele katkılarımdan dolayı Guy Diamond ve Gary Diamond beni BTAT’ın ortak geliştiricisi olmaya davet etti. 2007’de Philadelphia Çocuk Hastanesi’ndeki Aile Müdahale Bilimi Merkezi’nde eğitim direktörü oldum. 2013 yılında eğitim programımız Drexel Üniversitesi’ne taşındı. 2007 yılından bu yana terapistlere yönelik ulusal ve uluslararası BTAT eğitim atölyeleri ve süpervizyonları düzenlemekteyim.


2) BTAT HANGİ TEORİLERE DAYANAN BİR TERAPİ MODELİDİR? BTAT’IN GELİŞİM SÜRECİ HAKKINDA BİZE BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?

BTAT; travma, depresyon, intihar ve kaygı öyküsü olan çocuklarla çalışmaların sonucunda ortaya çıkmış eklektik bir terapi modelidir. Salvador Minuchin’in Yapısal Aile Terapisi, Les Greenberg’in Duygu-Odaklı Terapisi gibi modellerden etkilenmiştir. Bunların yanı sıra BTAT; BDT ve Diyalektik Davranışçı Terapi gibi ekollerden elementler içerir. BTAT modelinde; ebeveynler, çocuklar gibi birer danışan olarak görülüyor. BTAT’ a göre bir ailenin çok keskin bir yapıdan, sınırlardan ve kurallardan ziyade; sıcaklığa, sevgiye ve güçlü bir güvenlik duygusuna ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç bizi, ebeveynlerin çocuklarını korumaya yönelik ve çocukların sevgi ve koruma için ebeveynlerine yönelme içgüdü arzusunu anlatan “Bağlanma Teorisi”ne götürdü. Bu durum, çocukların kendilerini depresif ve/veya intihara meyilli hissettiklerinde yardım için ebeveynlerine yönelmelerinin önüne neyin geçtiğini anlamaya yönelik farklı türde bir aile terapisi formüle etmemiz için bize ilham verdi. Neden korunma, güvenlik ve sakinleşmek için ebeveynlerine gitmiyorlardı? Terapideki görevimiz, ergenlere bazı duygu düzenleme becerilerini öğretmek ve ebeveynlere ebeveynlik becerilerini destekleyen bazı yeni bağlanma yollarını öğretmektir, böylece aile bu gelişim zorluklarını yeniden aşabilir.


3) BTAT’IN HEDEFLERİ NELERDİR? HANGİ DURUMLARDA/VAKALARDA, BTAT MODELİ TERAPİ YÖNTEMİ OLARAK SEÇİLEBİLİR?

BTAT, özellikle ergen intiharı ve depresyonu ile ilişkili aile ve bireysel terapi süreçlerine yönelik tasarlanmış, manuelleştirilmiş, ampirik olarak desteklenen bir aile terapisi modelidir. BTAT, ergen ve genç yetişkin içselleştirme bozukluklarının (örn., depresyon, intihar, travma, anksiyete) ailelerdeki kişilerarası ilişkilerin kalitesi tarafından hızlandırılabileceğini, şiddetlenebileceğini veya önlenebileceğini öne süren kişilerarası teorilerden ortaya çıkar. Ayrıca, çocuk ya da ergen ile alakalı ortaya çıkan soruna aile çatışmasının katkıda bulunduğu durumlarda da kullanılabilir. BTAT’ın yol gösterici ilkeleri, herhangi bir aile ile çalışmaya uygundur. Terapi başlangıçta depresif ve/veya intihara meyilli düşük gelirli, şehir içi siyahi gençler ve aileleri için geliştirilmiş olsa da, BTAT farklı ırk, etnik köken ve sosyoekonomik statüye sahip ailelerin yanı sıra çok çeşitli problemlerle birlikte kullanılabilir. Kişilerarası kopuklukları onarmayı ve duygusal olarak koruyucu, güven temelli bir ebeveyn-çocuk ilişkisini yeniden inşa etmeyi amaçlayan güvene dayalı, duygu odaklı bir psikoterapi modelidir.


4)BTAT’TA KULLANILAN TEKNİKLER NELERDİR? BU MODELDE TERAPİ SÜRECİ NE KADAR SÜRER? YAPILANDIRILMIŞ BİR TERAPİ MODELİ MİDİR?

BTAT modeli, 5 aşamadan oluşur. 1. Aşama: İlişkisel yeniden çerçeveleme, terapinin odağını, ergeni sorun olarak görmekten, aile arasında geliştirilmiş iletişimi çözüm olarak görmeye kaydırarak terapötik çalışmanın temelini oluşturur.  2. Aşama: Ergen ile yalnız görüşülen ittifak kurma seansında, terapist ergenin ebeveyn(ler)i ile konuşmasını engelleyen ya da ebeveyn(ler)i ile aradaki engelleri hakkında konuşmaya motive eden ve hazırlayan faktörlerin neler olduğunu algılamasına yardımcı olur. 3.Aşama: Sadece ebeveyn(ler)le yapılan ittifak kurma seansında terapist, ebeveyn(ler)in kendileri ve çocukları için empati kurmalarına, ve sevgi ve koruma ebeveynlik içgüdülerinin yeniden etkinleştirmelerine yardımcı olur. Ayrıca terapist, ebeveyn(ler)e çocuklarıyla etkili, duygusal temelli iletişimi geliştirmeleri için gerekli becerileri sağlar. 4.Aşama: Bağlanma görevi, terapistin, önceki in vivo aile seanaslarında geçmiş bağlanma kopuklukları, aile üyelerine dürüst olmaları, hassas duygularını paylaşmaları, saygılı konuşmalar yapmaları ve aktif dinlemeleri için rehberlik ederek in vivo aile konuşmalarını kolaylaştırdığı önceki seanslara dayanmaktadır. Bu konuşmalar, ebeveyn(ler)in sağladığı ve ergenlerin destek ve rahatlık aradığı oturum içi, iyileştirici bağlanma deneyimleri yaratır. 5.Aşama: Son olarak, bağlanma onarıldıkça, terapi, özerkliği geliştirmeye odaklanır. Ebeveyn ve ergenin kişilerarası problem çözme becerilerini güçlendirmeye ve ergenin ev dışında daha yetkin olmasına, kimlik oluşturma sorunlarının üstesinden gelmesine ve depresyonlarına doğrudan sebep olan veya katkıda bulunan faktörler üzerinde çalışmasına yardımcı olmaya odaklanıyoruz.

Görevlerin yapısı, terapötik hedeflere en etkili şekilde nasıl ulaşılacağını araştıran araştırmamıza dayanmaktadır. Ancak yapıda esneklik de vardır. Örneğin, ailelerin terapideki konumuna göre kendimizi konumlandırmalıyız. Bazen süreçte ileri atlamak veya geri gitmek zorunda kalabilirsiniz. Bazen bir ergen, bireysel seanslardan sonra ebeveynleriyle görüşmeye hazır olmayabilir. Bu nedenle terapist, bir sonraki adımın neden gerekli olduğunu anlamalarına yardımcı olmak için onlarla daha fazla çalışma yapmak zorunda kalabilir. Başlarda her iki ebeveynle de görüşemeyebilirsiniz. Bu yüzden biriyle başlarsınız ve diğerini daha sonra getirirsiniz. Görevler, ideal bir süreç için bir yapı taslağı sağlamak için vardır, ancak her duruma vaka bazında bakmamız gerekir.

BTAT çoğunlukla kısa süreli (12 ila 16 hafta) ayakta terapi olarak yüksek uyum ve başarı oranı ile kullanılan bir modeldir. Klinik olarak ihtiyaç duyulduğunda ev ziyaretleri yapılır. BTAT, ev ziyareti modeli olarak, yoğun aile terapisinin iki ile üç hafta içinde yapılabileceği yataklı ortamlarda, gündüz tedavi, kısmi programlar ve yatılı tedavi tesislerinde kullanılmıştır. ABFT, Telehealth aracılığıyla da kullanılmaktadır. Model kısa olacak şekilde uygulanabilirken, gerektiğinde daha uzun bir süreye de uzatılabilir (örn. 6 ay, 1 yıl).


5) BTAT’I DİĞER TERAPİ MODELLERİNDEN AYIRAN/ ARASINDA ÖNE ÇIKARAN ÖZELLİKLER NELERDİR SİZCE?

BTAT’ın güçlü yönlerinden biri, diğer yaklaşımlara karşı etkinliğini test eden bir dizi klinik çalışma da dahil olmak üzere, yaklaşık 20 yıldır üzerinde araştırma yapıyor olmamızdır. BTAT, intihar girişimlerinin tekrarlanmasını önlemede ve terapi sonrasında da koruyuculuğunu sürdüren bir faktör sağlamada çok güçlü sonuçlar göstermiştir. Bunun yanı sıra, seans süreçlerine bakarak birçok çalışma yaptık: “Zor bir ergenle nasıl ilgilenirsiniz?”, “Yıpranmış ve bıkmış bir ebeveyni nasıl motive edersiniz?”, “ Diğer akraba ve kardeşleri ne zaman getiriyorsunuz?”. Bir görevler, süreçler ve hedefler yapısının geliştirilmesine yol açan terapinin belirli mekanizmaları etrafında derinlemesine çalışmalar yaptık.

Modelin güçlü yapısı, terapi süreci için bir avantaj oluşturur.. Aile terapisi çok belirsiz ve karmaşık bir süreç olabilir çünkü bir seansta çok fazla şey olup bitebilir ve ele alınması gereken çok fazla danışan vardır. BTAT modeli, bu süreçte terapistlerin temel noktalar etrafında organize olmalarına yardımcı olacak bir iskelet sağlar. Bununla birlikte, terapist adına Moazzam bir yaratıcılığa da izin verir. Bu basmakalıp bir yaklaşım veya davranış yönetimi yaklaşımı değildir. Hem derinliği hem de yapısı olan, travma konusunda bilgili, duygu odaklı bir modalitedir.


6) BTAT ILE ÇALIŞMADAN ÖNCE VE SONRA, KENDINIZDE VE DANIŞANINIZDA NE GIBI DEĞIŞIKLIKLER FARK ETTINIZ? DENEYIMLERINIZE DAYANARAK, BU TERAPI MODELIYLE YAPABILECEĞINIZ EN KÖKLÜ DEĞIŞIKLIK NEDIR?

BTAT’den önce, eğitimim daha çok bireysel terapi modelleri üzerineydi. Ayakta ve yatan danışan olarak ergenlerle yaptığım çalışma da büyük ölçüde bireysel terapiydi. Ergenlere bireysel olarak sağladığım terapinin onlara yardımcı olduğunu hissetsem de, terapinin etkilerinin her zaman ergenin yaşadığı, döneceği bağlamdan etkilendiğini hissettim. Bu genellikle benim için bir hayal kırıklığı kaynağıydı. Uzun süreli bir değişimin gerçekleşmesi için sistemde bir değişiklik yapılması gerektiği çok açıktı.

BTAT’ı kullanmak bana bu değişikliği yapma fırsatı verdi. Sistemi değiştirmeye yardım edebilmek, yaptığım işin çocuk ve aile için uzun süreli değişime katkıda bulunacağına olan güvenimi artırdı. BTAT sayesinde, terapi odasında kendimi daha verimli hissediyorum ve ailelerde köklü değişiklikler gördüm. Ailelerin bana güvenmeleri ve ailelerin içindeki deneyimleri hakkında içini açmaya istekli olmaları çok büyük bir ayrıcalık. BTAT süreci sonucunda, ailelerin öfkeden şefkate, incinmeden kalbini açmaya ve sevgi ifadelerine, izolasyondan bağ kurmaya geçtiğini gördüm. Bu değişikliklerin; gencin ruh sağlığı, sevgi ve korunmaya değer olma duyguları ve nihayetinde ebeveynleriyle bağını korurken, bir yandan da özerk olabilme yetenekleri üzerinde muazzam bir etkisi vardır.


7) BIR TERAPIST OLARAK,  AILEYLE VE BIREYLE ÇALIŞMANIN FARKLARI NELERDIR?

Aileler ile bireylerle çalışmanın birçok farkı vardır, bu yüzden BTAT bağlamında, benim için en çok öne çıkanları vurgulayacağım.

Bir odada birden fazla kişiyle çalışmak demek; bir terapistin bir ailedeki iletişimi değiştirmeye yardımcı olmak ve aile üyelerinin çoklu gündemlerinde kaybolmamak için yönlendirici olmakta sorun görmemesi anlamına anlamına gelir.

Terapist, herkesin duyulduğunu ve güvende olduğunu hissetmesine yardımcı olmaktan sorumludur, bu da hassas bir denge ve güçlü bir teröpatik iş birliği gerektirir. Ailelerle çalışırken bir terapist, öngörülemeyen olaylar karşısında rahat hissetmeyi ve derin duygu, kırılganlık ve çatışmayı yönetme yeteneklerine güven duymayı öğrenmelidir. Aile seansları sırasında terapist, bazen aileyi doğrudan birbirleriyle konuşmaya yönlendirmelidir ve bunu yaparken  seansta “dışarıda” kalmaktan rahatsızlık hissetmemelidir. BTAT’ta ailelerin bağlarını güçlendirmesine yardımcı olmak için hem aile hem de bireysel oturumları kullandığınızdan, her iki alanda da yüksek verim elde edersiniz.


8) BTAT HAKKINDA BAZI ENDIŞELER YA DA LIMITASYONLAR VAR MIDIR? VARSA, BUNLAR NELERDIR?

BTAT, 12-29 yaşındaki bireyler aracılığıyla araştırılmıştır. Model, içselleştirme bozuklukları (örn. depresyon, intihar, travma, anksiyete, vb.) olan ergenler ve genç yetişkinlerle ilgili aile ve bireysel süreçleri hedeflemek için geliştirilmiştir. Ayrıca, aile çatışmasının mevcut sorun olduğu durumlarda da kullanılmıştır. Sınırda entelektüel işlevsellik, aktif psikoz, DEHB veya diğer dışsallaştırma sorunları olan ergenler için birinci basamak tedavi değildir. Bununla birlikte, herhangi bir aile ile çalışırken BTAT’ın yol gösterici ilkesi uygulanabilir.


9) KATKILARINIZ IÇIN TEŞEKKÜR EDERIZ. EKLEMEK ISTEDIKLERINIZ VAR MIDIR?

Şimdilik yok, teşekkür ederim!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.