(Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)
Odanın karanlığı içinde başka bir karanlık da büyüyordu sanki. Çelikten,aşılmaz,ses geçirmez. Çığlıklarını bu yüzden mi kimse duymuyordu? Teni harlı bir ateşin içinde yanıyordu. Parmaklarını dudaklarına götürdü. Kurak bir toprağa dokunuyordu adeta. El yordamıyla masaya uzandı, güçlükle kavradığı bardaktaki su ansızın göğsüne döküldü. Zayıflığına bu kadar yakından şahit olmak hiç hoşuna gitmemişti. Kendini hışımla yatağa bıraktı. Zihninde onlarca farklı insana ait sesler vardı. Yalnız biri, oldukça baskındı. Giderek daha da tahammül edilemez bir hal alıyordu. Bu gürültüyü durdurmak istercesine kirpiklerini birbirlerine sıkı sıkıya bastırdı. Bu kez de ağrıları onu rahat bırakmıyordu. Yavaşça doğruldu, bacaklarını yatağından aşağı sarkıttı. Parmaklarını saçlarının arasından geçirip başını avuçlarının arasına aldı. Gözyaşlarına daha fazla hükmedemeyeceğini anladığından süzülmelerine izin verdi. Birdenbire vücudunun sarsıldığını fark etti. Aynı cümleleri tekrarlayarak bir öne bir arkaya doğru sallanıyordu bedeni. Umarsızca yükseltiyordu sesini. Ancak şu dört duvara çarpan sesi tuzla buz oluyor, giderek cılızlaşarak yutuluyordu karanlık tarafından. Bataklığında bir başına çökmeye devam ediyordu. Süregelen bu çöküşün onu cehennemin özüne doğru çektiğini duyumsadı. Fakat onun gibilerinin yeri araf değil miydi?
Belki de bir yeri bile yoktu. Hep kaybolmuş hissediyordu. Hiç tanımadığı, hiç ait olmadığı bir yere sığınmaya çalışmakla geçti ömrü. Bir hayalet gibi geçip gittiğini düşündü herkesin yanından, hiçbir iz bırakamadan, hiçbir yere dokunamadan. ‘Yalnızca var oldum, yaşayamadım.’ diye mırıldandı kendi kendine. Aslında bunca yıl yaşamın hiçbir yerinde olmadığını, yalnızca yaşamın kıyısına itilmiş ve orada gezinmekle nefes aldığını farz etmiş olduğunu idrak etmek tattığı en acı farkındalıklardan biriydi.
Onca acıdan sonra çatlamamasına hayret ettiği kalbinin çevresinde bitmek tükenmek bilmeyen kötülüğe,sahteliğe ve ikiyüzlülüğe karşı sessiz bir direnişiydi bu. Onlar gibi yaşamamak için, hiç yaşamamak… Diğerlerine benzememek için benzersiz bir yaşam düşlemek belki, kim bilir?
Yazar: Aleyna Korkmazyürek
Görsel Kaynak: https://twitter.com/rosanaahh/status/1053072546453770246