Blog

Ayin

Gündüzleri gülücük saçan ancak güneş battığı an canavarlaşan insanlarla doluyken etrafım, belki de bir balık tarafından yok edilmek daha güvenliydi. 

Çatı Katı

Birbiri ardına gelen soluksuz satırların en sonunda ise şunlar kalmıştı. 

 Tutsak zamanın ellerinden 

Dönebilir miyiz geriye? 

Kayıp bir düşsek bulunur mu izimiz?

Ellerimizde sıkı sıkı tuttuğumuz iplerini bırakıp 

Salıverir miyiz uçurtmamızı gökyüzüne

Hediye niyetine..

Yıldızları Düşleme

‘Soğuk’ kalmıştı yaşayan kelimelerin arasında: Hava soğuk, insanlar soğuk, kalpler soğuk. Üşüyorum.

‘Uzaklaşmak’ vardı: Hayattan, yaşamaktan, her bir sevdiğim dostumdan gün geçtikçe bir bir uzaklaşıyorum.

‘Ölüm’ sonuncusuydu: Kimse görmüyor, ama ben her geçen gün biraz daha ölüyorum. 

Geceyi Bölen Adam

Bazen izole olabilmeyi başarabilmek, hele de bunu doğa aracılığıyla yapabilmek yeniden doğmak kadar bir arınma sağlayabiliyordu. Yürüdükçe coşuyor, coştukça yükünü unutuyordu.

Kim Kazandı?

Son mermisine kadar savaştığı adamı yenemedi. Bu muharebe alanı onun için yıllar sonra dahi dönüp bakabileceği bir yer olsun diye acılarından bir müze yarattı ve yıllanmış gözyaşlarını o müzede sergiledi.