(Bu yazının okunması yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)
Bazen camın ardından yaşanır hayat. Gökyüzünün maviliğine bakarsın, kuşların ardı sıra uçmasını izlersin, dalların sallanışını, yapraklarını döküşünü sonra baharda yeniden yeşermesini izlersin ama dokunamazsın. Bir yerlerden bir şarkı çalar, nereden geldiğini anlayamazsın. Bir çocuk geçer, annesinin elinden tutmuş bir çocuk. Henüz hayatında farkında olmayan, yaşamak nedir bilmeyen ama heyecanlı adımlarla parka koşan
bir çocuk.
Yaşamakla arandaki tek şey o camdır aslında. Kulpu olmayan bir cam nasıl açılır peki? Kırmak mı gerekir yoksa başka bir yolu var mıdır? Böyle bir camın ardında olsaydınız, nasıl kırardınız? Elinizle mi? Peki o zaman eliniz kesilmez miydi?
O camın bir şekilde açıldığını düşünelim. Sonrasında ne olacak? İçeri ne girecek? Temiz hava, kuşlar, gökyüzü… Belki de düşen yapraklardan biri kanadına takılmış bir kuş konar pervaza…
O zaman ne yapmalı?
Yaprağı takıldığı yerden çıkardıktan sonra gökyüzüne geri salmalı. Yeniden uçmayı öğrenmesi izlenmeli. Camın ardında bir hayatı olduğunu görmeli ve bunu iyice kavramalı. Yaşamda bazı durumlar olduğunu ve bu durumların bizi, güvenliğimizi sağlamak için, dinlenebilmemiz için o camın arkasına ittiğini görebilmeliyiz.
Ardında olduğumuz camı ellerimizi kesmek için değil, hazır olana kadar bir kalkan olarak kullanmalıyız. Tıpkı Muhammed Ali’nin dediği gibi; yorulduğumuzda dinlenmeyi öğrenmeliyiz, bırakmayı değil. Kendimize yeni bir kulp yapmak için zaman tanımalıyız. Sonuçta o bizim penceremiz, kalkanımız; onarmadan hayatın içine yeniden dahil olamayız.
Kulpu tamir edip camı açtığımızda belki de içeri bir şeyler almadan kendimizi dışarı atmalıyızdır. Temiz havayı solumak, kuşların gittiği yönü takip etmek, parkta oynayan çocukları izlemek ve yeni açan çiçekleri görmek için camın ardında geçmeliyizdir.
Hayatımızı daha berrak görmek için camdaki izlerin çizdiği şekilleri yok saymalıyızdır. Çünkü o cam bir gün yeniden kapanabilir. Buna hazırlıklı olursak, kulpu koyduğumuz yeri unutmazsak bir dahakine dışarı çıkmamız eminim ki bu kadar uzun sürmeyecektir.
Yazar: Züleyha Yıldırım
Görsel Kaynak: https://pin.it/6KnARj1gm