Bi’ Hayli

(Yazar tarafından armağan edilen şarkı: Rehber-Büyük Saat)

(Yazının okunma süresi 3 dakikadır.)

Senden kaç tane var? Kaç tanen burada? Bilmediğin tarafların, görmediğin karanlıkların, sesini duymadığın kelimelerin, anlamlandıramadığın hislerin? Kaçar kaçar geliyor üzerine? Eksikliğini duyduğun en büyük şey ne? Ve bu şey ne kadar hırpalıyor seni? İşin garip yanı, eksikliğini duyduğun o şey, yani henüz olmayan o şey nasıl da güzel yavaşça sızıyor hayatına, ele geçiriyor seni. Şaşırmıyor musun? Şahsen ben, oldukça şaşırıyorum. Var olmamış şeylerin, maddesel ve ‘var’ olanlardan daha etkili olduğunu gördükçe, şaşırıyorum. Nasıl oluyor da öylesine garip bir his, olmayan bir halatla boğazımı sıkıyormuş gibi hissedebiliyorum ki, bilmiyorum Bilmiyorum ve dinliyorum. Göremediğim ne varsa dinliyorum. Dinledikçe göremediklerimi de görmeye başlıyorum. Dokunuyorum, bulmaya çalışıyorum. Nerelerim hasara uğramış,arıyorum. Dokundukça acıyan yerler buluyorum sonra. Bak, yine şaşırıyorum. Göremiyorum, dokunuyorum. Ve yalnızca dokundukça acıyor. Ama ne bir pamuk, ne bir sargı bezi, ne bir… Çokça şey yok özetle. Ellerimi yavaşça ait oldukları boşluğa doğru özgür bırakıyorum. Bir şey yapılamayacağını fark edince, garip bir huzur da bulmuyor değil içimi. Yine şaşırıyorum. Böylece kaç görünmeyen yaramın, bilmem kaç şaşkınlığı birikiyor içimdeki boşluklara doğru. Bir bilsen, hiç tanımadığım seni nasıl özlüyorum ve kendimi bu özlemde nasıl kaybediyorum. Yalnızca hayalden ibaret olan böylesine bir hissin, şu küçücük hayatımı nasıl 1 oda 1 salona dönüştürdüğünü, benim bu küçücük evin bile kirasını ödeyemeyecek acizlikte olduğumu, ve burdan; yani ‘olmayan bir senin’ özleminden ekonomiye kadar giden bir yol olduğunu her gelişmekte olan ülke insanının bir takım ‘küçük meseleleri’ olarak yaşamakta oluşumu, ah bir bilebilsen. Şaşırırsın. Ya da, belki de, şaşırmazdın. Bilmiyorum, seni henüz tanımıyor oluşum sebebiyle sadece özlemine aşina oluşumla sana dair bir bilgiyi, bilemem aslında. Bir şarkı sözü var kulağımda bir de ‘her şey değişir, hiç bir şey değişmez’ diyor. Mırıldanıyorum. Biraz üzgünüm. Maskeler kalktığından beri maskenin altından özgürce söyleyebildiğim şarkıları ve kendimle konuşmaları artık yapamadığım için. Bir parça üzgünceyim. Ama seviyorum. Üzgünce olmayı. Sonra bugün de bir şeyler öğrendim, birinin şu cümlesi takıldı kulağıma:‘hayat üzgün kalmak için çok kısa be’. Öyleydi ve çok haklıydı. Fakat bir kere melankoli bataklığına düşmüşseniz, halimden anlarsınız. Çünkü biliyorum ki; ne üretiyorsam bu gözleri uzaklara dalıp giden tarafıma borçluyum.Bu yüzden seviyorum yine de, üzgünce olmayı. Öyle, bir hayli.

                                                                                                      

Yazar:Beyza Küçük

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.