Benden Sana

    Benim güzel kızım,

    Bilmem kaçıncı sonbaharda yaprak döküyor kim bilir tenin, yağan yağmur hızlıca yere çarparken ciğerlerinin toprak kokusuyla birlikte ağlama isteğiyle dolduğunu biliyorum. Sana ağlama demiyorum, eğer ağlamak istiyorsan durma. İzin verme göz yaşlarının ciğerlerine dolmasına, bırak özgür olsunlar onlar da senin gibi. İçindeki anlam veremediğin bu derin sızı geçecek, öncekiler geçmedi mi sanki. Canından can alıp geçecek belki ama yine de geçecek. Hatalar yaptın, yapacaktın da. Hataları olmayan kim vardı ki senin olmayacaktı. Ama benim güzel kızım, sen hataların da en güzelini yaptın çünkü hata yaparken bile elinden gelenin değil sadece, yüreğinden gelenin en iyisini yaptın. Pişmanlık duy bazen yaptıklarından insansın en nihayetinde, vicdanını sorgula, sevdiysen gurur yapma ama kendinden de ödün verme asla, yeri gelince özür dilemeyi bil.

    Benim ruhu bu zamana ait olmayan kızım, burası yüz binlerce yıl önce insanların çöplüğü haline gelmiş bir gezegen, sen bu gezegenin bedensel varlığıyla küçük, düşünsel varlığıyla bir o kadar büyük bir parçasısın. Bu dünyada senden bir tane daha yok, birinin saçını ötekinin kaşını alıp birleştirseler o sen değilsin. Senin ruhun bambaşka. Sen yok olup gidersen bu diyardan diyardakilere bir şey olmaz ama bu diyara yazık olur. Benim güzel kızım biliyorum yorgunsun, ruhun dinlensin istersin hep, huzur dışında hiçbir şeye ihtiyaç duymazsın, kalmaktansa gitmeyi yeğlersin ama kal, sen huzura gidemezsin. Hangi huzursuzluktan kaçtığında huzura varabildin ki? Bekle, biraz daha sabret. Hayat telaşesi içinde ebedi huzuru bulamazsın, boşuna kafanı bir o tarafa bir bu tarafa vurma, canın acır. Kanatmaya çalıştıkları canını bir de sen acıtma. Birden bire salıveremezsin bütün düşlerini, düşüncelerini fakat yine de inan bana bir sabah uyandığında sırtındaki bu yükle dolaşmayacaksın, ayağına dolanmaya çalışan zehirli sarmaşıkların kökleri kuruyacak; senin güzel, temiz göz yaşların onları besleyemez ki.

    Benim canım kızım nerede değerliysen orada dur, oraya git; kaçma. Kalbinin en ücra köşesine dahi sinememiş olan hiçbir işi yapma ve hiç kimseyi hayatına alma. Sen, sen ol. Sen sen olmazsan eğer ne farkın kalır ki fikirlerini beyan edemeyen toprak altındaki bedenden. Kendini özgür bırak, bu hayata kafes içinde yaşamaya gelmedin.

    Benim duvarları sağlam kızım, zor zamanlar olurmuş ya hani nasıl çıkarsak içinden omurgamız öyle şekillenirmiş, sen omurganı dik tut. Kendine iyi davran. Seni sevdiğimi ve en candan dostunun ben olduğunu bil. Ne zamanki dertleşmek istersen ben seni dinlerim, senden başka işim yok ki zaten benim.

    Benim güzel kızım, sana son söyleyeceklerimle birlikte mektubumu noktalayacağım. Bu sözlerimi sen kendini iyi hissedesin diye söylemedim, sende var olup da kimsenin sana söyleyemediklerini söyledim. Duymak istediklerin değil, duyman gerekenlerdi bunlar. Ve son olarak seni seven insanların var olduğunu bil ve bunu aklından hiç çıkarma.

Sevgilerimle, hoşça kal.

YAZAR: Burcu KAPLAN

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.