Bir yol düşün, üstünde siyah taşlar. Düşe kalka yürüyorsun ama acıyan, kanayan dizin değil…
Hayat Bir Mum Misali
Kimliksiz Ruhlarda Tanınmadan Yaşayanlar
Kim bilir kaç kıştan sonra açacak ellerini ısıtan bahar, gülen görse gözleri dolanlara.
Kaç üşümek dolacak bu kış, kaç baba ağlayacak tenhalarda. Sokak, hayali sökükleri nasıl saklayacak İstanbul’da.
Zamanın Avuçlarına Teslim
Düşerim korkusuyla hiç binemediğim salıncaklarım var benim. İplerinde tanımadığım insanların adı yazılı, tahtasında kuramadığım düşlerim. Soğuk her zaman üşütmez insanı, kış ortasında bahar gibiydi her gece.
OLDUĞUN YA DA OLMAYI İSTEDİĞİN
İnsan gücünün yetmediği şeylere mi susar yoksa konuşmaya değmeyen şeylere mi bilinmez. Susmak yalnızlık mı? Yoksa derinlerde biriken bir kalabalık mı? Belki de yüzlerce kelimeyi tek seferde söylemektir susmak, çoğu şeyi anlatmaktır.