Ankara

Ankara sıkıcıdır derler.

Memur şehridir Ankara, akşam saat  6 olduğunda anlarsın memur şehrinin anlamını.

Ha bir de öğrenci şehri tabi.

ODTÜ’yü , Dil Tarih’i kazanıp da gelenlere kucağını açar bu gri şehir.

Gri derler Ankara’nın havasına.

Doğrudur, pek temiz olduğu söylenemez.

İstanbul’daki gibi gezecek çok yer de yoktur Ankara’da.

Öyle boğaza nazır bir çay yudumlayayım diyemezsin mesela.

Ama çekerse canın deniz kokusu, kendini bir anda Eymir gölünde bulursun, Bağ Evi’nde semaverden çayını yudumlarken.

Hiçbir şey olmasa bile Anıtkabir var dersin, varsın denizler  sizin olsun.

Ha bir de unutmadan Kızılay’ı vardır Ankara’nın.

Şehrin tam göbeğinde.

Kızılay’ı Kızılay yapan dostun önünde sevgilini beklemekti, olgunlardan ikinci el kitap almak, Karanfil’e girince bir iki bira içip yoluna devam etmekti.

Hele birde sınava hazırlanıyorsan o sene, ikinci evin olurdu Kızılay senin.

Ankara bir başkadır anlayacağınız.

Gri şehir rengini kırmızıya döndürmeye başlayana dek.

Benim memur şehrim ne ara, şehit şehrine dönüştü.

Ne ara dershaneden çıkan öğrencilerin ellerindeki kalem lekesi kan lekesine dönüştü.

Güven Park’a gitmeye ne ara korkar olduk.

Nasıl sorulur ki bebeklik arkadaşlarına ‘’ Hayatta mısınız? ‘’ diye ?

Yarım saat daha geç çıksaydım evden benim de mi adım o listede yazacaktı? Diye korkmak da neyin nesi ?

Yaşadığım korkunun, öfkenin , çaresizliğin tarifi olamazdı.

Sabah uyandığımda benliğimi kaplayan öfke duygusu bir anda yerini büyük bir üzüntüye,üzüntü ise korkuya , sonra tekrar öfkeye…

Bitmek bilmez bir duygu karmaşası yaşarken bu işin bir yere varmayacağına karar vererek , gözümden akan son damlayı da sertçe sildim.

Acizlik duygusundan kurtulmak istedim ilk önce.

Hiç bir şey yapmayıp acizliğimi beslemek yerine, yapabildiğim şeyleri en iyi şekilde yapmak için çaba sarf etmeliydim.

Terörün anlamının benliğime işlemesine izin vermemeliydim.

Kargaşayı, ümitsizliği ruhumdan silip atmalıyım ki terörü etkisizleştirebileyim.

Yaşananları elbette ki unutamam, unutmamalıyım.

Ancak yaşananlar beni etkisiz kılmamalı , daha da güçlendirmeli.

Hiçbirimizin gücü yetmeyecektir belki de  bir anda terörü bitirmeye.

Ancak öfkeyle üzüntüyle yerimizde durmaktansa elimizden geleni en iyi şekliyle yapmaya gayret göstermeliyiz .

Öğretmensek hiç olmadığımız kadar iyi eğitmeliyiz gelecek nesilleri.

Mühendissek projelerimizi canla başla yapmalıyız.

Psikolog isek eğer var gücümüzle yardım etmeliyiz ki korku yerini cesarete, bilgiye, başarıya bıraksın.

YAZAR: Aybüke YILDIRAN

Aybüke Yıldıran

TPÖÇG Blog Yazarı | Başkent Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir