(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 1 dakika sürmektedir.)
İçimde bir huzursuzluk büyüyor, kalbim etrafını kuşatmış olan kabuğu zorluyor sanki. Bir sancısı var, kabuğundan sıyrılmak belki de yeniden doğmak istiyor. İçimde bir ağlamak hissi büyüyor gözlerimse kupkuru. Kurumuş olan yalnızca göz pınarlarım mı? Cevapsız bir soru daha. Takvime ilişiyor gözlerim. Pazar günlerini sevmiyorum.Bu evde olmak istemiyorum artık. Burada beni mutsuz eden bir şeyler var. Başımda dayanılmaz bir ağrı, içimde dinmeyen bir sızı. Hala iyileşememiş açık bir yara…Beni dünyaya getirenler benden ne kadar da uzak. Hepimiz birbirimizden ne kadar uzağız. Birbirinin acısından, yarasından, kırgınlığından, hüznünden, mutluluğundan bihaber yalnızca kan ile birbirine bağlanmış insanlar. Güya birbirimizden başka kimsemiz yok. Palavra! Asıl biz, birbirimizin hiçbir şeyi değiliz.
Gölgeleri düşündüm bugün. İnsan, gölgesini kovalayabilir mi? Pek sahici değil. Var oluşumun bir yansıması mı gölgem? Belki de hiç var olmak istemedim ben. Gölgeye düşmanlığımın sebebi mi bu? Boşluklarını dolduramaz mı insan bir başkası olmadan? Niçin merhem olamaz kendine en çok yaralanan? Bu ikilem beni çıldırtacak. Zihnimdeki azap verici düşüncelerden, geçmişimin ezici yüklerinden, pişmanlıklarımın karanlık zindanlarından beni azat edecek olanı arıyorum büyük bir açlıkla. Ruhumun zincirleri dolanıyor ayaklarıma. Düşüyorum sonsuzluğa, devasa bir uçuruma.
Yazar:Aleyna Korkmazyürek
Görsel Kaynak:https://twitter.com/emnkrpnr_/status/1653459860149682179?t=MjhTGZUD-QuX-aqqT4B81w&s=08