Ülke Ülke Ayın Önerileri

Aralık ayının önerilerine hoş geldiniz sevgili okurlar. Bu ayımızın ülkesi sizlerin de bilip seçtiği üzere matadorların ülkesi İspanya. Önerilere başlamadan önce de ocak ayının ülkesini tahmin etmeniz için küçük bir ipucu: Genellikle o ülkeden gelen akrabalarımız yanlarında çikolata getirir. Ülkelerin seçimi konusunda küçük bir duyurum olacak, bazı okurlar birden fazla ülkeye oy verebilmek istediklerini ilettiler bana ve Şubat ayının ülke seçiminde bunu denemeye karar verdim. O yüzden aşağıda bıraktığım linkte istediğiniz bütün ülkeleri seçebilirsiniz (Formu doldurmanız önemle rica olunur). Duyurumuz da bittiğine göre, önerilerin keyfini çıkarın efendim, keyifli okumalar.

Şubat Ayı Seçim Pusulası: https://forms.gle/hBQMjedE7Tk3mC3C8

Film: El Laberinto Del Fauno / Pan’ın Labirenti (Fantastik/Savaş)

Filmi anlatmadan önce yönetmeni tanıtmak istiyorum sizlere, Guillermo del Tero. Kendisini nerelerden mi tanıyoruz? Daha doğrusu nerelerden tanımıyoruz? Diye sormalıyız bence. Çünkü Hobbit serisi mi dersin Kung fu Panda serisi mi dersin Hellboy mu dersin say say bitmiyor adam böyle fantastik filmlerin piri olmuş. Şunu da eklemeden duramayacağım yaklaşık 3 ay sonra gösterime girecek olan “Kâbus Sokağı” filminin de yönetmeni bizim Guillermo abimiz. Ayrıca ödüllere de doyamamış valla, konumuz olan filmle Oscar almış üstüne başka bir filmle 75. Altın Küre ödüllerinde En İyi Yönetmen ödülünü almış almışta almış maşallah. Tamam arkadaşlar kızmayın yönetmenimizi son kez övüp filmin konusuna geçeceğim, Guillermo bu filmde sadece yönetmen değil aynı zamanda hem senarist hem de filmin yapımcısı. Tamam bitti övmem filmin konusuna balıklama atlıyorum.

Film tatlı mı tatlı Opheila ve annesinin hikayesini anlatmakta. Ophelia ve annesi İspanya iç savaşının bitiminden 5 yıl sonra faşist Yüzbaşı Vidal ile yaşamak için onun yanına gidiyorlar. Vidal Ophelia’nın üvey babası ve annesinin şu an hamile olmasının sebebi kendisi. Vidal aynı zaman da o sıra dağda kalan isyancıların icabına bakmaya çalışıyor bir yandan da “oğlunun” doğumunu bekliyor. Bunlar yaşanırken Ophelia kendini bambaşka bir hikâyenin içerisinde buluyor. Tatlı kızımız filmin başında bulduğu periyi takip ederek bir labirente girip orada Faun (Pan) ile karşılaşıyor. Faun Ophelia’ya onun Yeraltı Dünyası’nın kayıp prensesi olduğunu ve geri dönebilmek için büyülü görevleri yerine getirmesi gerektiğini anlatıyor. Bu noktadan sonra da film nerdeyse ikiye bölünüyor masal ve politik kısım olarak.

Filmin makyaj ekibinin çıkardığı iş o dönem için çağ atlatır nitelikte gerçekten. Filmi izledikten sonra daha derinlemesine filmi ve yönetmenin neler yapabildiğini anlamak istiyorsanız eğer hemen aşağıya bırakacağım linkteki videoyu izlemenizi şiddetle öneriyorum. Keyifli seyirler diliyorum.

Link: https://www.youtube.com/watch?v=xbZNkMn3PvQ


Kitap: Satranç Ustası Don Sandalio’nun Romanı – Miguel de Unamuno

Bir çırpıda bitirebileceğiniz bir kitap ile karşınızdayım ama etkisi için aynı şeyi söyleyemem… Kitaba bodoslama atlayacak olursak ana karakterimiz Robinson’u ve yaşam tarzını benimsemiş birisi. İnsanların kendisine ve yaptıkları aptallıklara bi yerden sonra katlanamayıp sahil kenarına inzivaya çekiliyor. Burada da insanlar var ne yazık ki. Zamanla kendine engel olamayan abimiz köydeki derneğe gidip gelmeye başlıyor. İşte bu dernekte de satranç oynamaktan başka bir şey yapmayan insanlara şah ve mat dışında kelimeler dahi etmeyen Don Sandailo ile tanışıyor. Git gel abimiz, Don Sandailo’ nun yaşam biçimine ve hiç konuşmadan büyük bir ustalıkla işini ciddiye alarak sanki ibadet edercesine satranç oynamasına hayran kalıyor. (Belki de hayranlığının sebebi kendisine benzetmesidir.) Tüm bunları ise Felipe adlı arkadaşına yazdığı mektuplardan okuyarak öğreniyoruz. Okuduktan sonra ise aklıma takılan bir sürü soru var. Örneğin bu gerçekten Don Sandalio’nun hikayesi mi, Felipe’nin hikayesi mi yoksa “her yazarın kendini yazdığını” iddia eden Miguel de Unamuno’nun hikayesi mi? Karıştı mı biraz kafalar. Eğer okursanız ne düşündüğünüzü Şubat ayının seçim anketinde geri bildirim kısmına yorumlarınızla birlikte yazarsanız çok sevinirim. Şimdiden keyifli okumalar efenim.



Müzik: Los Hermanos Rosario – Rompecintura

Müzik Link: https://www.youtube.com/watch?v=D0slOutuiFc

E hadi biraz da dans edelim o zaman. Keyifli dinlemeler efenim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.