Ruhunu Büyütmek

Yavaş yavaş büyüyecek ruhun. Tıpkı denizin ortasındaki bir sandal gibi sallanarak, zaman zaman devrilme tehlikesi geçirerek devam edecek yoluna. Yeter ki sen onun deniz feneri olup yolunu aydınlatmaktan vazgeçme.

(Bu yazıyı okumak yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

Yılların geçmesiyle birlikte aldığın yaşlar seni fiziksel olarak büyütür. Peki ya ruhun? Her ne kadar bedenin gelişmiş olsa da ruhun bedeninle aynı yaşta değil. Bedenin fiziksel olarak gelişirken sence ruhun da aynı paralellikte gelişiyor mu? Belki emekleme döneminde belki de çoktan koşmaya başladı özgürce. Hangi dönemde olursa olsun, ruhun yolunu bulmaya çalışan bir sandal gibi deniz fenerini arıyor öylece. Onun deniz feneri sen olacak, yolunu sen aydınlatacaksın. Seçimlerinle, bu seçimlerin getirdiği sonuçlarla, mutluluk ve hüzünlerinle, kayıp ve kazanımlarınla, yanlış ve doğrularınla var olup; düşüncelerini duygularınla yoğurup, aklını deneyimlerinle süsleyerek yaş almasını sağlayacaksın ruhunun. Yaşadığın her yıl değil, hissettiğin, ders aldığın her dakika büyütecek onu. Sadece neşe olmayacak yolunda, acıyı da hissedeceksin. Hep doğru olanı yapmayacaksın, hatanın ortasına da düşeceksin. Her seçiminden memnun olmayacaksın ama zaman içinde sonuçlarını üstlenmeyi öğreneceksin. Hayallerin altın tepside sunulmayacak önüne ama sen onlara ulaşmak için emek vereceksin. Hatta her zaman siyah beyaz olmayacak hayatın, griler de eşlik edecek sana. Kararsızlığın içindeki dengeyi sağlayacaksın. Pes etmek istediğin zamanlar da olacak mesela hiçbir şeyi başaramadığını, herkesin sana olan inancını en önemlisi de senin kendine olan inancını yitirdiğini düşündüğün zamanlar olacak, söylemesi kolay biliyorum ama söylemek zorundayım çünkü böyle zamanlarda sadece devam edeceksin. Eğer ki bırakırsan yarı yolda kalan sadece bedenin olmaz, ruhunu da büyümeden bırakırsın. Mutlulukların, zaferlerinde de rehavete kapılıp kalmayacaksın. Mutlulukların hüzne, hüznün de mutluluğa dönüşebilir. O yüzden kendini bırakmadan, umudunu da yitirmeden geçireceksin yılları. Bedenin büyüyecek bu süre zarfında, belki fotoğraflara baktığında oradaki kişiyi tanıyamayacaksınız bile ama bu fark sadece gözlerinle gördüğün kadarıyla olmayacak. İçindeki sen de farklılaşacak o fotoğraflardaki düşüncelerini hatırlayacaksın.Yaşadıkların aklına gelecek, mücadelelerin, hissettiklerin. Sonra “iyi ki” kelimesi dökülecek dudaklarından. Başarısızlıklarını da, başarılarını da kutlayacaksın. Her defasında aynı bedende farklı kişi olacaksın, bu fark bazen büyük bazen küçük olsa da hep değişen olarak kalacaksın.

Yavaş yavaş büyüyecek ruhun. Tıpkı denizin ortasındaki bir sandal gibi sallanarak, zaman zaman devrilme tehlikesi geçirerek devam edecek yoluna. Yeter ki sen onun deniz feneri olup yolunu aydınlatmaktan vazgeçme.

Yazar:Ezgi Yılmaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.