Psikoloji Okumanın Sonsuz Faydasından Üçü

Öğrencilerin üniversite hayatında düştükleri en büyük yanlışlardan biri de ilgili olmadıkları veya istemedikleri bir bölümde okumalarıdır. Ben bu hataya düşmeyen şanslı insanlardanım. Psikoloji benim gözümde hayatın içinde olan, okuması da çalışması da zevk veren bölümlerden biri. Fasulyenin faydalarından bahsedecek olursak:

  • Madde 1:  Üniversiteye kapağı at, gerisi kolay!

Her mesleğin zorluğuyla beraber psikolojinin zorluğu da var tabi fakat bu ilgili olan insana çözülebilecek bir problemden başka bir şey olarak gözükmüyor. İlk olarak bundan bahsedebilirim. Sevmesi, bağlanması kolay  ve kopması zor bir alan benim için.

  • Madde 2: Hayırlı insan

İkinci olarak insanların öylesine, önemsemeden anlattığı ufak dertlerinden bazı anlamlar çıkarıp hiç beklenmeyen sorular sormak denebilir. ‘Hmm, peki bu hangi sıklıkla oluyor, uyku problemine yol açıyor mu, hayatını kötü yönde etkiliyor mu, sen bundan ne kadar rahatsızlık duyuyorsun?’ gibi.. Böylece insanların farkındalığını arttırmak, araştırmasını sağlamak ve belki de karşılabileceği bazı psikolojik sorunları kolay atlatmasına yardımcı olmak sonsuz faydadan ikincisi denebilir. Bu karşılıksız iyilik hali insanı mutlu eden ve faydalı olma açısından tatmin eden bir durum.

  • Madde 3: Hasta değilim ben!

Bir başka durum, bu sefer de kişinin kendi farkındalığıyla ilgili. İnsan psikolojinin içinde oldukça  kendindeki bazı eksiklikleri veya fazlalıkları fark edebiliyor, Anormal durumlara karşı daha dikkatli davranıyor. Konuya kendimden bir örnekle açıklık getirebilirim. Patoloji dersi aldıktan sonra hastalıkların semptomlarını ve nasıl ortaya çıktıklarını öğrendim. Daha sonra öğrendiklerimden yola çıkarak kendimi sürekli aynalara bakarken, kilomla ilgilenirken, yediklerime dikkat ederken buldum. Neredeyse her gün tartıya çıkıyor kendimi kontrol ediyordum. Belki bunlarda bir anormallik göremeyebilirsiniz. Ama kilom normalken ben bunları gereğinden fazla yapmaya başladım. Yemek yedikten sonra hep bir pişmanlık duyuyordum. Gün sonunda yediklerimi hesaplayıp hep yine çok yediğime kanaat getiriyordum. Artık bir kahve içerken bile “Şimdi ne gerek var kalori almaya, çay iç çay.” dediğimi hatırlıyorum. (Bu arada çayı da şekersiz içiyorum.) Yediklerimi çıkarma gibi bir durumum yoktu ama benlik algım çarpıktı. Hep 5 kilo vermem gerektiğine kanaat getiriyorum ve ne kadar verirsem vereyim 5 kilo vermem gerektiği fikri hiç değişmiyordu.  Anoreksia nervoza hastalığının belirtilerini ayrıntılı bir şekilde derste görünce döndüm dedim ki “Anamm! Ayşe sen ne yapıyorsun? Bu gidişle anoreksia olacaksın kızım. Senin kilon aslında normal, kendine gel, hoooppp!”

Bundan sonra aldığım kaloriye değil de; yediklerim karşısında kendi psikolojik durumuma odaklandım. Gün sonunda yediklerimi hesaplamayı kestim. Kendimi aynada kilo durumumla ilgili incelemekten kaçındım.  Sürekli kilolu olduğumu düşünmeyi kesip gayet normal durumda olduğumu, kilomun sağlığımı tehdit etmediğini kendime telkin ettim. Bu farkındalığı edindikten sonra tartıya sadece 2 kez çıktım. Şu an belki de bu küçük self-kontrol yöntemleriyle hastalığın adım adım ötesine gitmekten kurtuldum. Bunun çıkış sebebi olarak annemin hafif tombiş olduğu için sürekli farklı diyet yöntemleri uygulaması, uzun tempolu yürüyüşlere çıkması, bana diyetten ve spordan bunaldığı dönemlerde kilo ile ilgili söylediklerinin beni etkilediğini düşünüyorum. Profesyonel bir yardım almadığım için sebebi konusunda emin değilim tabi. Belki de izlediğim Tom ve Jerry’ deki şişman esmer ablaya benzemekten de fazlasıyla korkmuş olabilirim.

Sadede gelecek olursak psikoloji pamuklara sarıp saklamalık bir bölüm. Yeni başlayan, hukuk isterken tutturamayıp psikolojiye gelen arkadaşlar kendinizi keşfetmesi çok eğlenceli ve sürekli merakınızı koruyacağınız bir bölümde bulduğunuzdan emin olun. Üniversite hayatınızın eğitim kısmı size sıkıntı çıkarmayacak (İstatistik hariç.) ve inanın nasıl ilerlediğinizi unutacaksınız. Hepinize, hepimize bir sürü başarılar!

YAZAR: Ayşe ŞAMLIOĞLU

Ayşe Şamlıoğlu

TPÖÇG Blog Yazarı | Arel Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Psikoloji Okumanın Sonsuz Faydasından Üçü” için bir yorum

  • 30 Ağustos 2016 tarihinde, saat 20:34
    Permalink

    Güzel yazı elinize saglik.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.