Limon

İşte o günden beri Limonum derim ona. Beni bu sonsuz sevgide böylesine güvende hissettirdiğin için teşekkür ederim Limonum.

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

Buğday tenine yakışan sarı saçları ve güzel gülüşüyle karşımda duruyor. Her zerresinin beni bu kadar büyülemesi normal mi? Limonum derim ona neden mi? Gelin anlatayım. 

Kurduğumuz hayallerle yolumuzu çizerken her gün bir adım daha yaklaşıyoruz tüm hayallerimize. Yine bu uğurda adım attığımız yer bizi öylesine büyülemişti ki… Tamam dedik burası orası. Yemyeşil bir bahçe, güneşin kavurucu ışıkları tenimize değiyor ve o yine beni mest edercesine kusursuzluğuyla karşımda duruyor. Bir sürü çiçekler ekiyoruz buraya. Her ektiğimiz çiçekte bizim de içimizde çiçekler açıyor adeta. Günlük hayatın koşuşturmasında biz hep o bahçemize zaman ayırmaya çalışıyoruz. Ne yapabiliriz, ne ekebiliriz, nasıl daha da muhteşem kılabiliriz bu yeri? Bir gün elinde kocaman bi saksıyla geliyor, tüm sevimliliğiyle. Bakıyorum dallarında sapsarı parıl parıl limonlar. Gülüyorum. İlk meyvemiz neden limon diye sorduğumda verdiği cevap daha da gülümsetiyor beni. 

-O kadar güzel görünüyordu ki limonlar. Tüm ekşiliği, ne yapacağımız aklıma gelmeden bu olmalı dedim. Sonra çok ilginç bir şey öğrendim bence sen de çok şaşıracaksın.

+Merak ettim şimdi neymiş?

-Limon ağacı Yunan mitolojisinde ölümsüzlüğü sağlayan meyve olarak temsil ediliyormuş. Çok kıymetliymiş. Bu limon ağacı da bizim sevgimizin ölümsüzlüğünün simgesi olsun. Her çiçek açtığında, her meyve verdiğinde tekrar hatırlayalım sevgimizin sonsuzluğunu. 

İşte o günden beri Limonum derim ona. Beni bu sonsuz sevgide böylesine güvende hissettirdiğin için teşekkür ederim Limonum. 

Yazar: Rumeysa Soyöz

Görsel kaynak: https://pin.it/4ie99Yg

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.