Kapıdan Kapıya

"İki kapının; bir hikâyede ya da aynı yolda olamayacağı bir senaryoya adım attım. Adım attım diyorum ama…"

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 4 dakika sürmektedir.)

Her birinize, son kez; buruk ama umut dolu bir “Merhaba!” Sevgili Okurlarım. Son kez diyorum çünkü bugün son kez dolu mürekkebi ters tutacağım ve içindeki o son damlaya kadar bu satırlara akıtacağım… Buruk oluşumun yegâne sebebi bu diyebilirim ama aynı zamanda umut doluyum çünkü adeta bulutlara çıkmış gibi hissettiğim bir deneyimi geride bırakıyorum ve şunu biliyorum: Bir sonraki açtığım her kapı, bir öncekini de arkasına alarak güzelleştiriyor hayatımı.

Herkesin hayatında kapılar vardır. Bu kapılar ya bilinmezliklerle dolu bir hikâyenin başlangıç habercisidir ya da iyisiyle ve kötüsüyle hatırlayacağın yaşanmışlıkların sonuna gelindiğinin bir hatırlatıcısıdır. Benim de hayatımda her zaman kapılar oldu. Bazen biri bitmeden diğeri açıldı, bazen biri biter bitmez diğeri açıldı, bazen ise biri kapanıp diğeri açılana kadar kapılar arasında mola verdim ve kendimi dinledim. Kimi zaman kapılar birbiri içinde açıldı, kimi zaman kapılar birbirini etkiledi ve belki de bir diğerini kapattı.

Aslında şu anda tam olarak birinin diğerini etkilediği ve belki de kapattığı o noktadayım Sevgili Okurlarım. İki kapının; bir hikâyede ya da aynı yolda olamayacağı bir senaryoya adım attım. Adım attım diyorum ama… Aslında ellerimle yakasına yalvarırcasına yapıştığım, yine de tutamadığım ve beni dikkate almayıp akıp giden “zaman” beni bu senaryoya getirdi desem sanırım dürüst davranmış olurum hem size hem kendime…  

Aslında hangisini aralayacağımıza ve gireceğimize karar verebileceğimiz kapılar var, en az karar veremeyeceklerimiz kadar. Fakat karar verdiklerimizin de nereye vardığını bazen göremiyormuşuz sanırım. Ya da sonradan içeride olacakları ve dışarıya yansımalarını… Demem o ki evet, bu kapıları belki ben araladım ve içine daldım ama birbirlerini nasıl etkileyeceklerini düşünmemiştim. 

Bunu düşündüğüm zamanlar ve ileriye yönelik kararlar vermem gereken kapılar da oldu. Bazı kararları almak, bazı kapıların kapanmasına izin vermek ya da ellerimle kapatmak diğerlerine göre daha kolaydı. Bu kararları alırken canım bazılarında çimdiklenmiş kadar acıdı, bazılarında umurum bile olmadı… Fakat bazı kararları verirken kaçtım, gözlerimi kapattım ve kendiliğinden olup bitmesini bekledim ya da bağırarak ağladım. İşte bu kararlar; bazen ruhumu bedenimden koparıp aldı, bazen prangalar geçti boynumdan, bazen bile isteye ateşlerin üstüne basarak yürümeye devam etmem gerekti, bazen ise ellerimi ateşe atmam…

Yine de ne olursa olsun kapılara ön yargı ile yaklaşmamaya özen gösteriyorum. Çünkü iyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, güvenli ya da riskli, bilindik ya da bilinmedik… İçinde her ne varsa beni geliştireceğini, büyüteceğini ve bana bir şeyler öğreteceğini biliyorum. O yüzden yüzümde bir gülümseme, içimde bir kıpırtı ve kuşandığım cesaretimle karşılıyorum her kapıyı. Kapattığım kapıları ise saygıyla, minnetle ve kendime duyduğum gururla geride bırakıyorum. Çünkü biliyorum, koskocaman “iyi ki’ler” ile dolu bir şekilde kapatıyorum o kapıyı. 

Kapıdan kapıya koşarken pek çok duygu, düşünce, davranış ve deneyim yaşıyorum. Sanırım bu kadar kapının sonunda kendime varmayı planlıyorum. Bilmiyorum, vardığım nokta; Everest mi olur yoksa yedi kat yürüyen merdivenle indiğim metro mu? Bilmiyorum, hikâyenin sonu; sonsuza dek mutlu yaşamak mı olur yoksa dramatik bir bitiriş mi?.. Ama sonunun ne olacağına bağlı olarak koşmuyorum, sonunda kendime sarılabilmek için koşuyorum. O yüzden sanırım tüm ödülleri ve bedelleri sırtladım, sırtlıyorum ve sırtlayacağım. 

Sevgili Okurlarım, kapılardan korkmayın. Ünlü bir atasözünün söylediği gibi, bir kapı kapanır diğeri açılır. Hayatın kanununda yazılı olmayan ve göz ardı edilen bir şey bu. Siz sadece kendi esnekliğinizi ve kaynaklarınızı güçlendirmeye bakın. O zaman kapılar vız gelir, tırıs gider.

Ve son paragrafım kapattığım bir kapıdaki başrollere… Beni bu özel yolculuğa en başında teşvik eden benzersiz insana, bu yolu benimle paylaşan güzel insana, bu yolda tüm yaşadıklarına şahit olduklarım ve yolumuza sonradan dahil olan özel insana çok teşekkür ederim. Dopdolu bir mürekkebi on dört kişi sonuna kadar ters tuttuğumuz için minnettarım. İyi ki bazı kapılarımız kesişti ve iyi ki sizleri tanıdım. İlhamınız hayatınız boyunca umuyorum ki  en az birlikte olduğumuzdaki kadar kuvvetli bir şekilde sizinle birlikte olur. 

Ozan Yıldırım

Görsel kaynak yapay zeka tarafından hazırlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.