Bu Yol Neden Yürünür ?

''Bence böyle bir yol güzelliklere ulaşmak için yürünmez, böyle bir yol ancak son durağa vardığında etkileyici bir hikâye yazabilmek için yürünür...''

(Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)

Hepimiz birer yolcuyuz haritasız başladık yola, ilerlerken çiziyoruz rotamızı. Bilmiyoruz bu yolun uzunluğunu, dönüm noktalarını, nerede ne zaman kiminle kesişeceğini. Bu kadar bilinmezin içinde yürünür mü ama yürüyoruz işte. Hem de tek görevimizcesine yürüyoruz. Yol çok güzel olduğu için mi yürüyoruz ya da güzel olacağına inandığımız için mi? 

Kimileri ani dönüşler yapıyor bu yolda, kimileri daha emin adımlarla ilerliyor. Kiminin yolu kısa kiminki uzun, kimi için bu yolu tamamlamak çok zor kimi için daha basit. Ama kimsenin yolu pürüzsüz değil.

 Farklı insanlarla bir araya geliyoruz aynı zamanda, aynı mekânda bulunuyoruz ama yollarımız çok farklı ve habersiziz birbirimizden, hikâyelerimizden. Evet, bu yolda sadece yürümüyor aynı zamanda kendi hikâyemizi yazıyoruz ya da hikâyemizi taşıyoruz, geçmişten geleceğe. 

Hikâyeler, insanların hikâyeleri, çoğu zaman duymadığımız, kulak tıkadığımız ya da anlatmadığımız hikâyelerle dolu etrafımız ama okurları az, belki de iyi bir okur değiliz. Mesela, yürümekle çok meşgulüz,  ne durup dinlemeye vaktimiz ne de sabrımız var. Ya da iyi bir anlatıcıları yoktur hikâyelerin, belki korkuyorlardır anlatmaya, belki saklaya saklaya unutmuşlardır hikâyelerini ya da istemiyorlardır hatırlamak, belki de ümitleri yoktur anlaşılacaklarından.

Peki ya, bizim çok ihtiyacımız varsa hikâyemizi anlatmaya ya da diğerlerini duymaya. Ya öfke, kıskançlık, şiddet duyulmayan hikâyelerin gizli bir yardım çığlığıysa. Ya kaygılarımız, korkularımız, umutsuzluklarımız anlatamadığımız hikâyelerimizin dışavurumuysa ve buna rağmen devam ediyorsak yürümeye bir şeyler eksik kalmaz mı?

Bu hayatta hepimiz birer yolcuyuz, ne kadar daha yolumuz var, ne zorluklar ne güzellikler bekliyor bilmeden yürüyoruz ve bu yol bitene kadar ilerlemeye devam edeceğiz. Yolun ortasında yürümekten vazgeçemeyiz, geri de dönemeyiz. Yazının başında bu kadar belirsizliklerle dolu bir yol neden yürünür diye sormuştum. Bence böyle bir yol güzelliklere ulaşmak için yürünmez, böyle bir yol ancak son durağa vardığında etkileyici bir hikâye yazabilmek için yürünür… 

Herkes kendini yaşasa yeryüzü insanla dolardı.” -Fikret Ürgüp

Yazar: Dilara Şahinoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.