(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 2 dakika sürmektedir.)
Herkesin ayrı hayatlar yaşadığı ve kendini o hayatlar arasında sorgulayıp
karşılaştırdığın o anda kendi hayatından bir kaç parça düşer zihnine. Belki görüp
hissedemediklerin belki de gözünde kalan bir kaç an vardır onlarda dikkatini çeken.
Birileriyle paylaşırsın ya da yalnızca içine atıp bırakırsın.
Paylaşmak kendini iyi hissettirecek gibi görünse de sonrasındaki hisleri
kestiremeyeceğin için ne yapacağını bilemezsin. Herkesin sözlüğünde bulunan kelimelerin
tanımları bambaşkayken onu hangi kılıfa uyduracaklarını tahmin edemezsin. Kimileri evini
dört duvar arasındaki bir kaç insanla bulunup onlarla yaşamak olarak tanımlarken kimisi ait
hissettiği ortam olarak tanımlar. Herkesin kendine ait bir ruh sözlüğü vardır adeta.
Kimileri ev ve yuva arasındaki ayrımı yapıp yuvayı sıcaklığını hissedebildiği hislerin
var olup büyüyeceği ve kaybolmayacağı yer olarak düşünürken ayrım yapmayan insanlar
kendi sözlüklerinde ikisini aynı yerde tutabilir. Tanımlar bir de olabilirken ayrılan tanımlar iki
uç noktaya da ilerleyebilir.
Bulutların güneşi bir saklayıp bir gösterdiği günde kendini bir deniz kenarında
gözlerinin maviliklere boyanmasını isteyip oturduğun bir kumsalda ya da bir ormanda nefes
alabilmek için yeşillerin arasında bir yer seçersin kendine. Bulunduğun ortamın sakinliği
kendini sana ifade edebileceğin ortam olmalıdır çünkü çiçekler bile yetişebilmek için doğru
toprağı bulabilmelidir.
Sadece kendine ayırdığın bu vakitte zihnine gelen ansızın bu düşünceler ilk başta seni
rahatsız edici düzeyde üzse de sonrasında gerçekliğe ve bulunduğun ana döndüğünde o
düşünceleri düşünme hissinin getirdiği rahatlık seni iyi hissettirecektir. Tenine değen o
rahatlatıcı rüzgar bu hissi katbekat arttırırken vücudunda dolaşan temiz havanın ferahlığı
sadece kendini yalnız hissetmene engel olmakla kalmıyor, uzun zamandır hissedemediğin
duygularla tanışmana yardımcı oluyordur o an.
Anın verdiği huzur ve kendini kendine açma hissinin rahatlığıyla derin bir nefes
çekersin ve her şeyi bıraktığın yarımdan tam olup olmayacağını bilmeden kaldığın yerden
devam etmeye çalışırsın çünkü durmak senin için uygun değildir. Yapman gereken hayatındabulunan minik de olsa tutunacak küçük umutlar için yaşamaya devam etmektir. Senin için
hayat artık bu kadar basitleşir o an. Tekrar dolacağın o ana kadar…
Elif Özcan