Kibir ve Gurur

"Ben, kibirli ve gururlu bir adamım. Böyle adamların yolundan dönmesi başkalarına benzemez. Böyle adamlar ölümü bile göze alır ama dönüp de başkasına hak vermeyi kabul etmez. Bu yüzden de hayatlarının baharında yalnız kalırlar, daha doğrusu kendilerini bile isteye yalnızlığa sürükleme yarışında birinciliğe oynarlar. "

(Bu yazının okunması yaklaşık olarak 4 dakika sürmektedir.)

Tozu dumana katıp gidişimin kaçıncı günü bilmiyorum. Arkamdan ağlayanlar olmuştur sanırım. En azından bunu bana çok görmemişlerdir diye düşünüyorum. Sevenlerim elbet kalmıştır, kalmamışsa da canları sağ olsun, ne diyeyim. 

Dünya meşgalesi ile uğraşırken etrafımı görmeyi bıraktığımın farkındayım. Bu yüzden az kavga etmedim sevdiklerimle. “Bizi sevmiyorsun.” dediler. “Sevseydin şu iş denilen evrak parçalarını bizden daha çok görmezdin. Baksana, her gün daha da uzaklaşıyorsun bizden. Kahvaltıları geçtim, artık akşam yemeklerinde bile yüz yüze gelemiyoruz. Nerede kaldı o sıcak aile yemekleri? Nerede kaldı o hoş sohbetlerimiz? Hani maziyi güzel hatırlayacaktık! Mazi… Önem veriyorduk değil mi bir zamanlar? Beraber olup bir şeyler yaşamaya önem veriyorduk. Kalmadı ama ne o önem ne de maziye bırakılabilecek hatıralar kalmadı.” 

Bu cümleleri ve bu cümlelerin benzerlerini o kadar çok duydum ki bir yerden sonra saymayı bıraktım. Hep kızdılar bana. Onları düşünmediğimi, sevmediğimi, onlar için hiçbir şey yapmadığımı söylediler. Ben onlar için hiçbir şey yapmıyormuşum, ne komik! O boş bir şey olarak gördükleri evraklar bizim yaşamımızın ana maddesi. Çalışmadan bir şeyleri elde etmiş insan gördünüz mü siz? Ben görmedim çünkü yok! Derler ya hani, ne kadar ekmek o kadar köfte diye. Çabalamadan bir şeyleri başaramayacağını anlatan güzel bir söz. Fakat küçük bir sorunumuz var. Artık bu söz eskisi kadar büyük bir etki bırakmıyor bende. Zihnimin bağrışlarını susturmamı sağlamıyor. Rasyonel olmak bir şeylere çare olmuyor. 

Kendimle kaldığım bu süre boyunca onların sözleri hep kulaklarımda çınladı. Uyanırken aklıma ilk onlar geldi, uyumadan önce en son onları hatırladım. Rüyalarımda bile peşimi bırakmadılar. Görünürde onlardan kaçtım ama gittiğim yolda onlara daha çok yaklaşmışım gibi oldu. Bu iyi bir şey mi bilmiyorum. Soru işaretlerimin gün yüzüne çıkmış olması beni onların gözünde daha iyi biri yapar mı, bir fikrim yok. Tek bildiğim insanın kalbinin sesini duymasının onu berbat hislere sürüklüyor olması. 

Ben kibirli ve gururlu bir adammışım, öyle derler. Yere burnum düşse almazmışım, tükürdüğümü yalamazmışım. Yanlış yaptığıma inanmaz, hep kendimi haklı bulurmuşum. Sözüm ona çok da iyi biri değilmişim. Haksızlar demeyi çok isterdim ama diyemiyorum. Eskiden olsa her birine bir kulp bulup kendimi kandırırdım ama şu an onu da yapamıyorum. Tüm gerçekler, o tüm kaçtığım sorular ve cevaplar bir bir karşıma diziliyor. Bütün taşlar yerine oturuyor. Bir şeyler düzeliyor gibi gözüküyor ama daha çok yıkılıyor. 

En çok korktuğum yerdeyim. Kendi harabemin döküntülüğünde dolaşıp duruyorum ve neye, nereden başlamam gerektiğini inanın hiç bilmiyorum. İnsanın kendisiyle yüzleşmesi kolay olmuyor. Bir başkasına yaptıklarını sindirmesiyle kendisine yaptıklarını sindirmesi bir olmuyor. En çok korktuğum yerdeyim dedim ya size, artık gerçekten de tam olarak o yerdeyim. Onların her dediğini anladığım, işin kötüsü bir de onlara hak verdiğim noktadayım. Bazılarınız geri dön, özür dile, gerekirse onların ayaklarına kapan diyordur şimdi ama unuttuğunuz bir şey var: Ben, kibirli ve gururlu bir adamım. Böyle adamların yolundan dönmesi başkalarına benzemez. Böyle adamlar ölümü bile göze alır ama dönüp de başkasına hak vermeyi kabul etmez. Bu yüzden de hayatlarının baharında yalnız kalırlar, daha doğrusu kendilerini bile isteye yalnızlığa sürükleme yarışında birinciliğe oynarlar. 

İşte, duydunuz! Ben, kibirli ve gururlu bir adamım. Bunu kabulleniyorum, en azından kendim için bunu yapıyorum. Ben, kibirli ve gururlu bir adamım. Kendimi gün geçtikçe daha da derinlere itiyorum, kendi karanlığımda kendimi ellerimle boğuyorum. Ve evet; ben, kibirli ve gururlu bir adam olarak her daim kaybediyorum. 

İrem Avşar

Görsel Kaynak:https://tr.pinterest.com/pin/746190232041219386/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.