(Bu yazının okunması yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)
İnsanlık, teknolojinin ve yapay zekanın ilerlemesiyle fiziksel olarak olmasa da zihinsel ölümsüzlüğe her gün daha çok yaklaşmakta. Bir gün gözünüzü açtığınızı ve sizden başka herkesin robot olduğunu hayal edin. Soma oyununun hikayesi, bu şekilde başlıyor. Başlangıç ekranı, Philip Dick’in “Gerçeklik, ona inanmayı bıraktığında orada olmaya devam eden şeydir.” cümlesiyle açılan bir korku oyunu olan Soma’nın tasarımcısı, genelde psikolojik korkunun veya ani şekilde ortaya çıkan yaratıkların kullanıldığı diğer korku oyunlarının aksine korkunun zihinsel ve varoluşsal türde olmasını istediğini söylüyor. H.P. Lovecraft, “İnsanlığın en eski ve en güçlü duygusu korkudur. En eski ve en güçlü korku türüyse bilinmeyene duyulan korkudur.” der. Deniz insanı korkutur, en çok hasılat yapan filmlere baktığımızda Titanic ve Avatar: Suyun Yolu gibi filmler karşımıza çıkar. Tehlikenin olduğu durumlarda oluşan korku, ilgimizi çekmesinin yanında bedenimize bir yaralanma ihtimaline karşı ikaz verir. Öyle ki korku filmi izleyen kişilerde pıhtılaşmada önemli bir rolü olan Faktör VIII adlı protein artar. Bu proteinin yoksunluğu, hemofiliye sebep olmaktadır.
Bir meteor çarpması sonucunda yeryüzünün yok olduğu oyunda sadece okyanusun dibindeki, insanların bilişlerinin aktarılmış olduğu robotlar hayattadır. Oyun, Simon karakteri üzerinden oynanmakta. Catherine isimli bir yapay zeka da Simon’ı yönlendirmekte. Simon, kendisinin de diğerleri gibi robot olduğunu fark ettiğinde oyuncunun şu soruyu düşünmesi sağlanıyor: Gerçek insan bedeni ve robotun içindeki bilişin değeri eşit midir? Oyunda Catherine’in verdiği talimatlarla bazı robotları öldürmemiz gerekiyor, gerçek insan bedenine sahip olmasalar da bir insanın bilişine sahip oldukları için hem karakterimiz Simon hem oyuncular durumdan rahatsız oluyor. Bir sahnede bir kol indirildiğinde Carl ismindeki robot acı çekerek bağırıyor, aslında kolu hareket ettirmenin bölümü geçmek açısından bir farkı yok fakat oyuncuların büyük bölümü robotun acı çekmesini istemeyerek kolu geri kaldırıyor. Carl, oyunun başındaki Simon gibi kendisinin gerçek bir insan olduğunu düşünüyor ve robot olduğunu inkar ediyor. Çünkü bu robotların bilişleri kopyalandığında onlar insandı, robot olacaklarını bilmiyorlardı.
Catherine, zihinlerin başka bir bedene kopyalandığı simüle edilmiş bir cennet projesi olan Ark projesini başlatıyor. Oyunda amacımız, Ark’ı yaratıp onu uzay boşluğuna fırlatmak, böylece sonsuz cennette kopyalanan bilişler zarar görmeden yaşayacak. Simon, oyun boyunca Ark projesinin asıl amacını fark edemiyor. Projenin amacı, Simon’u başka bir robot bedenine kopyalayıp kopyalanan yeni bedeni Ark’a göndermek. Oyunu oynarken Simon kendisinin cennete gideceğini zannediyor fakat oyunun sonunda kopyasının gönderilmesinin ardından terk edilerek karanlıkta kalıyor. Catherine, Simon’ın gerçeği algılayamadığını görüyor ama hiçbir zaman gerçeği açıklamıyor.
Oyunun sonunda Ark cennetindeki Simon’ı görüyoruz, geride kalan Simon’ı asla düşünmüyor ve vicdan azabı çekmiyor. Çünkü bilinci kopyalandığında Simon zaten kendisinin oraya gideceğini düşünüyordu, içinde bir şüphe yoktu, bu yüzden yeni Simon aslında o bilinçle oraya gitmiş oluyor yani kendisini aynı Simon zannediyor. Karakterimiz kendisinin değil yeni Simon’ın cennete gideceğini bilseydi, muhtemelen onun yaratılmasına yardım etmezdi, sonsuz karanlıkta kalacağına kendini öldürmeye çalışabilirdi. Peki yeni Simon, aynı bilince sahip olan diğer Simon’ın sonsuza dek tek başına kalarak acı çekeceğini bilseydi bunu ister miydi? Ne dersiniz, gelecekte bilişlerinizin kopyalandığı bir evrende sonsuza kadar yaşamak ister miydiniz? Gerçek bedeninizin ölmüş olduğunu bilerek yaşamaya normal bir şekilde devam edebilir miydiniz?
Yazar:Volkan Gökçay
Görsel Kaynak: Adobe Firefly
Referanslar
Information is Beautiful. (2023, 25 Mayıs). What is the Most Successful Hollywood Movie of All Time? https://informationisbeautiful.net/visualizations/what-is-the-most-successful-hollywood-movie-of-all-time/
Lovecraft, H. P. (2017). Edebiyatta olağanüstü korku (A. Dursun, Çev.). Laputa Kitap. (Orijinal çalışma basım tarihi 1927).
Nemeth, B., Scheres, L. J., Lijfering, W. M. ve Rosendaal, F. R. (2015). Bloodcurdling movies and measures of coagulation: Fear Factor crossover trial. BMJ, 351. https://doi.org/10.1136/bmj.h6367
Portal. (2021, 29 Kasım). Bir Robotun Varoluş Krizi | SOMA [Video] Youtube. https://www.youtube.com/watch?v=EepeVPSP1n0